We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

76. BM GENEL KURUL TOPLANTISININ DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

7 0 0
27.09.2021

Geçtiğimiz hafta herkesin gözü kulağı 76. gerçekleşecek Birleşmiş Milletler Genel Kurulu vesilesiyle BM’de beklenen diplomasi trafiğindeydi. Toplantı iki açıdan dikkat çekiciydi. Öncelikle ABD Başkanlığını, uluslararası kurumları hiçe sayması ile tanınan Trump’tan Biden devralmış, üstüne üstük uluslararası diplomasiye öncelik vereceği gibi bir sözle yeni dış politikasını başlatmıştı. Bu nedenle Biden’ın Genel Kurula hitap edeceği toplantının nasıl bir hava içerinde geçeceği merak ediliyordu. Aslında Trump’ın neredeyse protesto edildiği, Trump’ın neredeyse sabote ettiği daha önceki Kurul toplantılarıyla karşılaştırıldığında Biden’ın sıradan mesajlarla dolu bir konuşma yapması bile ABD için başarı sayılabilirdi- eğer ki Biden başkan seçilmesinden bugüne Trump’tan farklı ama o kadar ciddi krizlere yol açmış olmasaydı.

Biden’sal krizler

Bu krizlerin özü ABD’nde Biden’ın Trump politikalarını takip etmesi olarak özetleniyor. Biden Yönetimi demeç verirken başka bir üslup kullanıyor olabilir ama Trump’ın politikaları sahada devam ediyor. Bu durumun yarattığı çifte belirsizliğin gölgesi de Biden’ın bir BM şovu yapmasını engelledi. Nitekim, Avrupa basınında Kurul’daki konuşmalardan önce yapılan değerlendirmelerde gündemin ana maddesi, Biden’ın demokrasiler ittifakı çağrısı ya da müttefikler ve uluslararası rejimlerle ABD’nin arasını düzeltme daveti değil AUKUS paktından ve Asya-Pasifik güvenliğinden Avrupalıların nasıl dışlandığıydı. Bazı Avrupalılar-ki buna Almanlar da dahil- Fransa’nın iptal edilen sözleşmelerine sadece bir iş akitti olarak bakmıyorlar. AB güvenliği boşlukta kendi kendine meydana gelen sihirli bir formül olmadığına göre AB üyesi ülkelerin refahı ve gücü üzerinde yükseliyor. Bu konuda Biden Yönetiminin verdiği mesaj da hayli negatif. Tüm bu AB-ABD çatışmasına ön açan AUKUS’un bir savunma paktı olup olmadığı net değil ama kritik savunma iş birliklerini içerdiği ve silahlanmayı -en azından Avusturalya üzerinden- şimdiden artırdığı da bir gerçek. Dolayısıyla BM kürsüsünden Soğuk Savaş peşinde olmayan bir ABD başkanı olduğunu ilan etmek Biden Yönetimine inandırıcılık kazandırmıyor. Bu yüzden, ABD-Güney Kore ve Japonya arasında Kuzey Kore’nin nükleer silahlardan arındırılması için iş birliği oluşturduklarına yönelik haberler de basında Pasifik’teki ülkelerin nükleer denizaltı sayılarını veren istatistikler arasında zorlukla yer buluyor. Öte yandan İran nükleer krizi sürüyor. ABD ve İran’ın Viyana’daki görüşmelere ne zaman dönecekleri hala kesinleşmedi. Tahran ve Washington dönüşün günler, haftalar hatta aylar sonra olabileceğini ima eden açıklamalar yapıyorlar. Bu........

© Yeni Birlik


Get it on Google Play