We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

11 EYLÜL MUHASEBESİ

6 0 0
13.09.2021

Bu yıl 11 Eylül’ün seneidevriyesi, ABD’nin terörle mücadele stratejisinin 20 yıllık bir muhasebesine dönüştü. Sonuçta üzerinden 20 sene geçmiş, ABD’nin hem küresel terörizmle mücadelesi hem de bölgede sürdürdüğü savaşlar çok farklı bir biçim almıştı. 2009’dan itibaren ABD bu savaşların pek çoğunu bitirdiğini ilan etmiş, çekilmiş, geri dönmüş, sonra tekrar çekilmiş, bombalar aracılığıyla cezalandırmak için geri dönmüş, drone savaşı vermiş, üstlerinden kuvvet azaltmış, sonra tekrar artırmış, sonra üstlerinden kuvvet kaydırmış, NATO aracılığıyla dönmüş, birilerine suikast yapmış, birilerini öldürmüş, özel hapishaneler kurmuş, sonra kapatmış, sonra daha az özel hapishaneler kurmuş, ulus-devlet kurmak için Ortadoğu’ya paralar akıtmış, sonra bu projelerin başarısız olduğunu ilan etmiş; kısaca 20 yılda denenmedik bir taktik, tartışılmadık bir mesele bırakmamıştı.

Hegemonyanın Trajedisi

Tüm bu gidiş-gelişlerin maliyetinin 8 trilyon Amerikan Doları ve 1 milyona yaklaşan ölüm olduğunu bugün prestijli üniversitelerin raporlarından okuyoruz. Üstelik ABD, bu 20 yılı “iyi bir şekilde kullanamadığı” için bu raporlarda suçlanıyor. Tek taraflılığın avantajları Guantanamo ya da Balgam üssüne, işkence merkezlerine ve işgal edilmiş topraklarda yağmalanan müzelere, saraylara, arşivlere filan gömülürken Rusya ve Çin’in yükselişinin ıskalandığı düşünülüyor. Trump yönetimi, rakiplere “büyük faturaların kesileceği” ve böylece ABD’nin liderliğini paraya dönüştürebileceği bir dönem olma şansını da Kovid 19 krizi ile beraber kaybetti. Ayrıca Trump’ın Beyaz Saray’dan ayrılışı “Kongre Baskını” neticesinde gerçekleştiği için, Demokratlar için de demokrasi ihraç edilebilecek tek adres şu anda ABD’nin kendisi gibi duruyor.

Kısaca takvimler 2021 yılının 11 Eylül’ünü göstermeden hemen önce, ABD karar alıcılarının ve kamuoyunun ruh hali “hegemonyanın trajedisi” kıvamındaydı. Bir Conrad romanında gibiyiz: Batı’da ikametgahlarında hanımlar ve beyler gerçek savaş meydanından uzakta çay içerek medeniyetlerinin üstünlüğünü tartışadursun, vahşiliğin ortasında, karanlığın yüreğine doğru yol alan bir gemide vahşiliğin kötüleştirdiği imparatorluk temsilcileri barbarların son saldırısı ile yutulmayı beklemekte. Doğrusu hafif oryantalizm soslu romantize bu ruh halini güçlendiren sadece terlikleriyle Kabil Ordusu’ndan kalan tankların üzerine çıkan Taliban militanları ya da Biden Yönetimi kaç borusunu çaldığında tası tarağı toplayıp sahayı başkalarına bırakan Avrupalılar değil, Kabil saldırılarıyla “ben buradayım” diyen DAEŞ-Horasan’ın giderayak 13 ABD askerini ve çok sayıda sivil Afganlıyı öldürerek,........

© Yeni Birlik


Get it on Google Play