We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

KÜRESELLEŞME, EMEĞİN DEĞİŞEN NİTELİĞİ VE ULUSLARARASI GÖÇ

2 0 0
24.09.2021

Uluslararası göç hareketlerini açıklamaya çalışan iktisat teorilerinin güncel verilerde ortaya çıkan gerçekleri açıklayamadığından Pazartesi günkü yazımda bahsetmiştim. İktisat teorileri sığınmacı ve mültecilerin göç hareketlerini incelememekte, ancak daha iyi ücret ve daha yüksek yaşam standardı isteyen göçmenlerin göç hareketlerini analiz etmeye çalışmaktaydı. Bunu açıklamak için, farklı şekillerde olsa da, hepsinin ortak yaklaşımı göçmen üreten kaynak ülkelerde daha düşük gelir ve yaşam standardının, göçmen alan hedef ülkelerde de daha yüksek gelir ve yaşam standardının bulunduğuydu. Bu durumda, iktisat teorilerinin temel yaklaşımının “ülkeler arası işgücü göçünün tek yönlü olarak fakir ülkelerden zengin ülkelere doğru gerçekleşmesi” olduğu söylenebilir. Ne var ki, önceki yazılarda bildirdiğimiz gibi iş gücü göçü fakir ülkeden zengin ülkeye olduğu kadar zengin ülkeden fakir ülkeye doğru da gerçekleşmekteydi. İlave olarak, tutulan istatistikler, işgücü göçünün neredeyse yarısının da fakir ülkeyle fakir ülke ve zengin ülkeyle zengin ülke arasında gerçekleştiğini de sergilemekteydi.

“Hocam, yani ne diyorsunuz? Koskoca iktisat teorisi insanların ülkeler arası göçünü doğru düzgün açıklayamıyor mu?” Ben böyle bir iddia da bulunmam, ancak teorinin şu anki haliyle yetersiz olduğunu söyleyebilirim. Bunun sebebi nedir? Değişen ve gelişen teknolojiye bağlı olarak oluşan küreselleşme sürecinin etkilerinin iktisat teorisinin hemen hemen bütün alanlarında daha modellenmemiş olmasıdır. Kaldı ki, değişen teknolojinin ve artan uzmanlaşmanın üretimde emek faktörünün niteliğini de önemli ölçüde değiştirdiği gerçeği de göz ardı edilmektedir. Ne demek istiyorum? Adımı adım giderek bunları cevaplamak isterim.

EMEĞİN DEĞİŞEN NİTELİĞİ

İktisat biliminin en temel kavramlarından biri de emektir. Emek, üretimde kullanılan insan gücünü temsil eden bir iktisadî kavramdır. Emeğin ölçü birimi iş saatidir. Günlük hayatta bir işveren kendi istihdam hacmini “Ben işyerimde 100 işçiye istihdam sağlıyorum.”, diye ifade etse de, bu tam anlamıyla bilimsel doğruyu yansıtmaz. Doğrusu şudur: Eğer bu sözü geçen işveren haftada 5 gün günde 8 saat 100 işçi çalıştırıyorsa, bu işverenin istihdam ettiği işgücü haftada (5 x 8 x 100) 4000 iş saatidir.

İktisat modellerinin kahir ekseriyetinde emeğin niteliği homojen olarak kabul edilir. Yani, çok kabaca emeğin niteliği üretim sürecinde bir saatte harcanan fiziki güce karşılık gelir. Bu tasnife göre, bir belediye işçisinin bir saatlik emeği ile bir cerrahın, bir avukatın veya bir ressamın bir saatlik emeği nitelik olarak aynıdır. Bu anlaşılacağı üzere hiç de gerçekçi değildir, ancak iktisat modellerinde kolaylaştırma bahanesiyle bu varsayım genel kabul görür. Emeğin her sektörde homojen olarak kabulü, emeğin ücretinin de sektör farkına bakılmadan aynı........

© Yeni Birlik


Get it on Google Play