AHBAP soruşturması, bir peçete imzası ve milyon dolarlık hayret
Bir yanda maç skorunun yazıldığı masum bir peçeteye bile imza atmaktan imtina eden temkinli bir hukuk hocası; diğer yanda Adnan Kaşıkçı’dan Rupert Murdoch’a uzanan baş döndürücü bir kariyere sahip olup, milyonlarca doları acıklı hikâyelere inanarak havale eden kurt bir avukatın AHBAP soruşturmasına yansıyan şaşırtıcı hikâyesi...
Prof. Dr. Mehmet Helvacı... İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku Anabilim Dalı Başkanı. Rahmetli eşi Prof. Dr. Serap Helvacı ise Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanıydı.
Yıllar önce bir Avrupa Kupası maçındayız.
Galatasaray’ın Ali Sami Yen Spor Kompleksi’nde, Mehmet Hoca’nın locasında 10-12 kişilik bir grup olarak misafiriz. Sohbet koyu, heyecan yüksek. Herkes maçın skoruna ilişkin tahminini dile getiriyor. İş, kaybedenin yemek ısmarlamasına gelince tatlı bir iddiaya tutuştuk. Tahminleri bir peçeteye yazmaya, herkesin de altına imza atmasına karar verdik.
Sıra Mehmet Hoca’ya geldi. Kalemi uzattık.
Hiç tereddüt etmedi. Geri çevirdi ve çok net bir ifadeyle konuştu: “Zinhar imzalamam.”
Bir hukukçunun, en masum, en sıradan bir ortamda bile “Ne olur ne olmaz” diyerek bu kadar temkinli hareket ettiğine ilk kez o gün tanık olmuştum. Serap Hoca da gülümseyerek, o mesleki refleksi tek cümleyle özetlemişti: “O böyledir. En yakınları, dostları da olsa asla imzalamaz.”
Bu anıyı bugün hafızamın tozlu raflarından çekip çıkaran, gündemden düşmeyen AHBAP soruşturması oldu. Daha doğrusu, o soruşturma kapsamında ifadesi ortaya çıkan “hayli önemli” bir hukukçunun, Ece Güner’in anlattıkları...
Okudukça hayrete düşmemin, o şaşkınlığın giderek büyümesinin nedeni işte tam olarak Mehmet Hoca’nın o peçeteye atmadığı imzada gizli.
Adnan Kaşıkçı’nın genç avukatı
Neden mi şaşırıyorum? Çünkü Ece Güner sıradan bir hukukçu değil.
Adını ilk kez 1995 yılında duyduk. İngiliz medyasında hukukçu kimliğinden ziyade özel hayatına ilişkin bir iddia ortaya atılmış, bunun üzerine sevgili gazeteci dostumuz Alaaddin Demirtaş’a bir açıklama yapmıştı. Milliyet gazetesinin 14 Nisan 1995 tarihli nüshasında, “Kaşıkçı’yla evlenmem” başlığıyla yayımlanan o haberde, ünlü silah tüccarı Adnan Kaşıkçı ile evleneceği iddialarına şu yanıtı veriyordu:
“Ben Adnan Bey’in sadece avukatıyım. Kendisini de kızını da eşini de çok seviyorum. Evlilik iddiası yalan. Zaten kızı........
