Üç yıllık eğitim onay aldı ama yaz okulu sınıfta kaldı

Dört yıllık üniversite eğitiminin üç yıla düşürülmesi konusunda yapılan hazırlıklar kamuoyu ile paylaşıldıkça özellikle akademik camiadan eleştirilerin dozu artmaya başladı. Dört yıllık üniversite eğitiminin üç yıla düşürülmesi konusunu en çok savunan kişilerden biri olarak ve bunu üç, dört yıldır savunan biri olarak YÖK’ün hazırladığı plan netleştikçe eleştirilerden bende durup dururken payımı alıyorum. Aldığım pek çok e-mail ve sosyal medya iletisinde görüyorum ki hem akademisyenler hem de öğrenciler bunun “yöntemi”ni hiç ama hiç beğenmediler ve gayet tepkililer.

Uygulamanın özellikle üç eğitim döneminde yapılacak olması ve yazın da üniversite eğitiminin devam edecek olması her geçen gün daha çok ciddi tepki ve eleştiri alıyor. Yaz
eğitimi ile beraber yaklaşık on ay eğitimin yapılacak olması insanları ciddi ciddi endişelendiriyor. Şu ana kadar bana gelen geri bildirimlerde yaz döneminde yoğun bir eğitim
olmasını tasvip eden bir akademisyen görmedim, duymadım. Öğrenciler yakasında da durum pek farklı değil. Öğrenciler üç yılda mezun olmak istiyor ama yazın üniversiteye gitme ve ders görme fikrine pek sıcak bakmıyor. Bu çocukların büyük bir bölümü yazın nasıl staj yapacaklarını sorgularken bir bölümü yazın kışlık harçlıklarını çıkartmak için çalışmak zorunda olduklarını, bir bölümü ise ailelerini, memleketlerini ziyaret etmek istediklerini söylüyor. Üç grupta bu şartlar altında yaz eğitimi almalarının imkânsız olduğunu söylüyor.

Bu yaz okulu ya da yaz eğitimi her ne kadar haziran sonunda bitecek olsa da bunun final sınavı, bütünlemesi filan derken bunun net bitişi temmuzun sonunu bulacak. Eylül ayında yeni eğitim döneminin başlayacağını da hesaplayacak olursak geriye sadece bir ay boş kalıyor o da Ağustos ayı. Bu ayın da tercih dönemi olması özellikle akademisyenleri telaşlandırıyor ve hepsi de “biz 12 ay adeta esir olacağız” diyor.

Samimi konuşacak olursak ben de bu eleştirilerin hepsine katılıyorum. Aralarında YÖK yetkililerinin de olduğu pek çok kişiyle konuştum bu yaz eğitimi olayını ama hesap hesap elde sıfır misali bende işin altından kalkamadım. Bu yaz eğitimi ne akademisyene ne de öğrenciye huzur verecek. Özellikle üniversiteleri farklı şehirlerde olan öğrenciler buna imkânsız gözüyle bakıyor. Akademisyenler özellikle yaz dönemlerinde akademik çalışmalarına ağırlık verdiklerini söylerken “biz yaz ders vereceksen ne zaman akademik çalışma yapacağız” diyor.

Vakıf üniversitesi sahiplerinin bir bölümü mutlu çünkü bu model tutarsa onların ticari kazançları da artacak. Müşterileri yani öğrencileri üç yılda okullarından mezun olup gidecek ve onlardan boşalan fiziki sınıf ve sıralara daha erken yeni öğrenciler gelebilecek. Buda dört yılda kazanılan paranın daha kısa bir sürede yani üç yılda kazanılması anlamına geliyor ayrıca öğrenci sirkülasyonunun artması ve cironun artması olasılığı anlamına da geliyor. Bu açıdan bakınca olaya ticari bakan pek çok vakıf üniversitesi ellerini ovuşturmaya başladı bile ama eğitimi ciddiye alan daha kaliteli vakıf üniversiteleri bu konuda daha temkinli.

Üç yılda üniversite eğitimi konusu ile ilgili basından da gelen haberler ve yorumlar pek parlak değil. Eğitim yazarı Abbas Güçlü “Üniversiteler 3 yarı yıl olacak, yaz tatili 1 aya inecek, 3 yılda diploma alınacakmış! Peki bunun........

© Yeni Birlik