Özlenen Fenerbahçe Geri Dönüyor |
Fenerbahçe, Sturm Graz karşısında aldığı galibiyetten çok, ortaya koyduğu futbolla taraftarına umut verdi. Skordan daha önemlisi sahadaki oyun anlayışıydı. Uzun zamandır özlediğimiz; mücadele eden, birlikte hareket eden, rakibine baskı kuran ve ne oynadığını bilen bir Fenerbahçe izledik.
İlk düdükten itibaren takımın kazanma isteği sahaya yansıdı. En sevindirici nokta ise taraftarın uzun zamandır ilk kez bir Avrupa maçını rahat izleyebilmesiydi. İlk yarı boyunca tribünlerde stres değil, güven duygusu hakimdi. Çünkü sahada oyunun kontrolünü tamamen elinde tutan bir Fenerbahçe vardı.
Özellikle maça başlayan ilk 11'in kalitesi farkını hemen hissettirdi. Teknik heyetin en doğru kararı, kaliteli oyuncuları "tam hazır değiller" düşüncesiyle kenarda bekletmek yerine ilk dakikadan sahaya sürmesiydi. Çünkü büyük oyuncular büyük maçlara çıkar. Maçı ilk yarıda koparırsınız, ikinci yarıda fiziksel olarak düşen isimleri kenara alır, yerlerine genç ve dinamik oyuncuları sokarak hem tempoyu korur hem de yıldız oyuncularınızı yormazsınız.
Geçen haftaki yazımda da tam olarak bunu söylemiştim. Marco Asensio gibi dünya çapında bir futbolcu hazır değil diye yedek bırakılırsa, yerine oynayan oyuncu istemeden de olsa taraftarın baskısı altında kalıyor. Bir top kaybında ya da basit bir hatada tribünlerden tepki geliyor. Bu da sahadaki oyuncunun moralini bozuyor ve özgüvenini aşağı çekiyor. Oysa Asensio gibi isimler ilk dakikadan oyuna ağırlığını koyduğunda hem takım rahatlıyor hem de tribünler daha sabırlı oluyor.
Marco Asensio, Mason Greenwood , Anderson Talisca ve N'Golo Kanté'nin aynı anda sahada olması Fenerbahçe'nin oyun kalitesini bambaşka bir seviyeye taşıdı. Özellikle Asensio'nun oyun görüşü ve ara pasları, Greenwood'un hareketliliği,Talisca son........