We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

TOPRAĞIN YUTTUĞU BEDENLER 

13 0 0
30.03.2022

Bir yanda bedenimizin bitmek bilmeyen arzuları, öte yanda çevrenin beklentileri ve üyesi olduğumuz sonsuzluk âleminin istekleri. Hayatımız, bu üç temel istek, sorumluluk ve davranış alanını uyumlu hale getirmekle geçiyor. Bu davranış eksenlerini uyumlu biçimde yönettiğimiz oranda gerçek mutluluğa ulaşabiliyoruz. Aksi halde eksik, yarım ve geçici mutluluklarla günü kurtarmaya çalışıyoruz.

Birbirini tamamlayan bu temel davranış eksenlerinden birinin zayıflaması, bir diğerinin güçlenmesi demektir. Acaba günümüz insanının hangi davranış ekseni zayıflamakta ve hangisi güçlenmekte? Kendimizin, toplumun ve evrenin beklentilerine verdiğimiz cevaplar mutlu bir yaşam için ne kadar etkili ve belirleyicidir?

Bedenimizin yeme içme, korunma, barınma, üreme gibi temel fizyolojik istekleri bellidir ve yaşamın sürdürülmesi için zorunludur. Ama bunlar yetmez. İçinde yer aldığımız yakın ve uzak çevrenin sosyal istekleri, toplumsal kurallar, adalet, ahlak gibi kavramların yüklediği sorumluluklarla da iç içeyiz. Ve nihayet ruh dünyamızın ihtiyacı olan mana arayışına da bir cevap vermek durumundayız.

Günümüz insanının, çevrenin sosyal beklentileri ve ruhsal dünyamızın mana değerlerinden uzaklaştığını buna karşılık giderek bedensel ve maddi isteklere hapsolduğunu yeniden hatırlamak durumundayız. Zira savaşların, açlığın, ekonomik dalgalanmaların, hayatın olağan bir parçasına dönüştüğü bir zamandayız. Birey ve toplum düzeyinde yaşanan vicdani daralmanın başka bir izahı yoktur.

İNSANLIK İÇİN NE YAPTIK?

Topluma faydalı bir iş yapmak yerine hırsızlığın, başkasının duygularını anlamak yerine kendini öne çıkarmanın, işbirliği yerine bireyselliğin, umutlu bir yaşam beklentisi yerine yaşama dair ümitsizliğin, problemleri çözmek yerine sorun üretmenin bir parçası olmanın, kısacası maddenin manayı ezdiği bir hayatın........

© Yeni Birlik


Get it on Google Play