We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

SIRTIMDAKİ SEMER

6 0 0
08.06.2022

“… Hangi derdime yanacağımı ben de bilemez hale geldim. Zira aile olarak gerçekten çok zor imtihanlar yaşadık, yaşamaya da devam ediyoruz. Geçmişten öğrendiğim dersler çok kıymetli ama hayatı film gibi geriye sarmak mümkün değil. Deneyimlerimi paylaşarak hiç değilse işin başında olanların dikkatli olmalarını sağlayabilirim diye düşünüyorum. Zira ödünler verilerek yaşanmış bu hikâyeleri en iyi şekilde değerlendireceğinize inanıyorum.

Ciddi bir zorluğun, yokluğun ve yetmiyormuş gibi cehaletin içinden geldik. Büyük şehre ayak bastığımızdan bu yana durmadan çalışıyorum. Bugün de farklı değil. Annem, babam, eşim ve iki çocuğumla hayata tutunmak için neler yapmadık ki. İlk işim, Sirkeci Sultanhamam’da sırtımda semerle tekstil ürünleri taşımaktı. Ürünleri hızlı biçimde yerine ulaştırdığım için iş disiplinim, çalışkanlığım çok beğenildi ve çok sevildim. Çok çalışıyordum öyle ki eve geldiğimde ayakta duracak halim olmuyordu.

Sırtımda yaralar çıkınca tahta semerin altına koyduğum yün arkalık da artık yetmemeye başladı. Ve borçlanarak üç tekerlekli bir tezgâh arabası aldım. Sanki dünyalar benim olmuştu. Hem işim çoğaldı hem de mesafeler uzadı. Müşterilerim bana güvendikleri için işlerini ısrarla yapmamı istiyordu. Bir araba yetmeyince ikinci, üçüncü derken on tezgâh arabasına çıktım. En önemli malları kendim götürüyordum diğer işleri de yanımda çalıştırdığım akrabalar ve köylülerime yaptırıyordum. Araba ve yük benimdi, onlara yevmiye veriyordum.

MÜŞTERİNİN GÜVENİ

Şehrin kalabalığı ve kış şartlarında çalışma zorluğunu bildiğimden para biriktirmiştim ve bu şekilde ilk kamyonumuzu aldım. 50 NC kamyonumuz geldiğinde kurdele........

© Yeni Birlik


Get it on Google Play