menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Gönül insanı

8 0
latest

Gönül kavramı ağırlıklı olarak tasavvufta kullanılır. Tasavvuf terminolojisinde her insanda bir gönül vardır. Bu gönül az gelişmiş ya da çok gelişmiş olabilir. İnsan; beden (fiziki yapı), akıl (zihinsel yapı) ve gönül (duygusal yapı) üçlüsü ile hayatını sürdürdüğüne göre gönül neden hepsinden önemli olarak ortaya çıkar? Çünkü insanlardaki gönül, “Nazargah-ı İlahi”, “Çalab’ın Tahtı”, “Yaratıcının Aynası” olarak bilinir tasavvufta. Yani insanın gönlü, bizatihi Yaratıcının bulunduğu yerdir. Dolayısıyla Yaratıcı bir anlamda kendisini her insanın gönlünde var etmek suretiyle insanı var etmiştir. Bunun içindir ki arkasından incecik bir sırdan oluşan bir aynaya benzetilir gönül. Bu aynaya bakarak kendimize ulaşmamız, kendimizi yakalamamız, kendimizle buluşmamız ve asıl amaç olan aynanın ayna olmasını sağlayan sır perdesini aralayıp yüce Yaratıcıya ulaşmamız, Onunla bir bütün olmamız, Onun varlığında erimemiz, yok olmamız arzu edilir. Bu aynanın netliği, perdeliği ve bizi tüm olarak yansıtabilmesi için onu nefsimizle buğulandırmamamız, görüntü netliğimizi bozmamamız gerekir. Bireysel nefesimiz, nefsimiz aradan çekildiği oranda gönül aynamızda netliği ve dolayısıyla kendimizi yakalarız.

İşte lider bu kelimelere sığmayan yüklü anlamları ile tam olarak bir gönül insanıdır. İç âlemlere önemli bir yolculuk ve keşif söz konusudur. Kendi derinliği gönlü ile ilgilidir. Kendi varlığını, evrendeki sorumluluğunu merak eder. Kendi gönlü ile hemhal ve barış içindedir ki başka gönülleri kırmaz, kıramaz. Çünkü bilir ki her insanın gönlüne yansıyan bir ilahi kudret vardır. İnsanların az veya çok taşıdıkları bu ilahi kudret aşkına onları görür, tanır, sever ve kötü bir şey düşünmez. Daha da........

© Yeni Birlik