We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

'ÂLEMİN ANAHTARI'

6 0 0
04.05.2022

Gazali, “âlemin anahtarı” olarak tarif ettiği insanı, iki temel gruba ayırıyor. İnsan olarak dünyaya gelenler ve insan olmanın gereklerini yerine getirenler. Kuşkusuz hepimiz birinci grupta yer alıyoruz. Ancak ikinci grupta yer almak için dünyaya gelmek yetmiyor. İnsan olmanın gereklerinin giderek yerine getirilememesi günümüz dünyasının en tehlikeli gerçeklerinden biridir.

İnsan olarak dünyaya gelmek bizim elimizde değil. Ama insan olmanın gereklerini yerine getirerek kendini bilen olgun bir insan olmak yani bize verilen insanlık sıfatına sahip çıkmak elimizde. İnsan olmanın gereklerini yerine getirme vasfımızın ortaya çıkmasında genetik yatkınlığımız yetmiyor, inanç sistemi gibi aracılara ve aktif bir çabaya da ihtiyaç vardır. İşte modern dünyanın temel çıkmazlarından biri, insan olmanın gerektirdiği araçlardan uzaklaşmamız ve bu yöndeki çabamızın zayıflamasıdır.

Aslında insanlık için bir değerler sistemi geliştirmeyi amaçlayan medeniyet anlayışı, insanı giderek biyolojik maddi varlık alanına hapsetmiş ve maddi tatmini alabildiğine şahlandırmıştır. Ancak insan olmanın gerektirdiği mana dünyası ve ruhsal tatmin düzeyinden uzaklaştırmıştır. Böylece kâinatla ilişkisi zayıflayan insan, kendisini bilmekten, bir bütün olarak algılamaktan ve zihnindeki resmi tamamlamaktan uzaklaşmıştır.

DİNİN AMACI NEDİR?

İnsan; içgüdüsel istek ve ihtiyaçlarıyla herhangi bir canlıya, biyolojik bir varlık olarak âlemin maddi yönüne, harikulade bir iç işleyiş düzeniyle kâinattaki sisteme, ruh ve duygu alanındaki ihtiyaçlarıyla âlemin görünmez ulvi gerçeklerine benzer.

İnsanın, içinde yer aldığı varlık sisteminin farkında olması, büyük âlemin manzarasında küçük bir âlem olarak kendini konumlandırması için maddi bilimlere ihtiyaç vardır. Kendimizi ve dünyayı algılamamız ve anlamamız için fizik, kimya, biyoloji başta olmak........

© Yeni Birlik


Get it on Google Play