Sinemanın kalbi İstanbul’da |
İstanbul, baharı her yıl olduğu gibi bu yıl da sinemanın büyülü ritmiyle karşılıyor. İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından düzenlenen ve ülkemizin en köklü sinema etkinliği olan 45. İstanbul Film Festivali, 9-19 Nisan 2026 tarihleri arasında perdelerini açtı. Yalnızca bir film maratonu değil, aynı zamanda şehrin ruhuna sinen bir kültür şöleni olan festival, bu yıl “Film Gibi Bir Şehir” temasıyla İstanbul’un sinematografik hafızasına da saygı duruşunda bulunuyor.
Bu özel araştırmada, festivalin ruhunu, iddialı yarışma seçkilerini, kaçırılmaması gereken dünya prömiyerlerini ve perde arkasındaki sektörel dinamikleri mercek altına alıyoruz.
ALTIN LALE İÇİN NEFES KESEN YARIŞ: USTALAR VE YENİ SESLER
Festivalin omurgasını oluşturan Altın Lale Yarışması, bu yıl sinema dünyasının nabzını tutan 15 filmden oluşan güçlü bir seçki sunuyor. Yönetmen David Mackenzie başkanlığındaki uluslararası jüri, sinema dilini yeniden üreten yapımları değerlendirecek.
Yarışmada Türk sinemasından tanıdık imzalar öne çıkıyor:
· Yeşim Ustaoğlu, insanın doğayla ve kendisiyle hesaplaşmasını merkeze alan son filmi “Kuru Taşın Başı” ile yarışıyor.
· Banu Sıvacı, merakla beklenen yeni filmi “Günyüzü” (Hear the Yellow) ile Altın Lale’nin güçlü adaylarından.
· Nuri Cihan Özdoğan’ın yönettiği “Ölü Köpekler Isırmaz” da yarışmanın dikkat çeken yerli yapımları arasında.
Uluslararası cephede ise yarışma, dünya festivallerinden ödüllerle dönen yapımları ağırlıyor. Çinli auteur Bi Gan’ın Cannes’da Jüri Özel Ödülü kazanan bilimkurgu draması “Diriliş” (Resurrection), Avusturyalı yönetmen Markus Schleinzer’in Sandra Hüller’li filmi “Rose” ve Lübnan asıllı yönetmen Danielle Arbid’in Hiam Abbass’lı “Yalnız Asiler” (Only Rebels Win) filmi, Altın Lale’nin uluslararası........