menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Cennet-Âsâ bir bahar ve yeşermeyi bekleyen çekirdekler

2 0
yesterday

Yıllardır yüzünü görmediğimiz nâdide çiçekler birer birer arz-ı endâm eder oldu. Bahar, toprağın bağrına düşmüş her bir çekirdek için muazzam bir uyanış fırsatı, sinesinde derc edilen orijinal programı kâinata okutma vaktidir. İnşaallah bu bahar, mânevî baharların da müjdecisidir.

İnsanlar da kendi bahçelerine emek verirler. Bakımını yapıp, ihtimam göstererek tanzim ederler. İmkânlarını münhasır yerlere akıtırlar. Dostlarını davet edip bu güzellikleri paylaşır ve takdirlerini beklerler. Ama nazarlarda “falanın bahçesi” olarak bilinir ve umum ondan istifade edemez.

Oysaki bahar tüm mevcudatın bayramıdır. İstifade etmeyen hiçbir varlık yoktur. Her çekirdeğin kendisinde olanı gösterebildiği, fırsat eşitliğinin sunulduğu bir zemindir. “Saadet odur ki, umuma, lâakal eksere saadet ola.” düsturuna uygundur.

Bu ortam, ehadiyet cilvesiyle farklı yaratılmış orijinal birer çekirdek misali fertlerin, istidatlarını yeşertip sümbüller vermesinin en uygun zeminidir. Bilinir ki her bir fert fıtrî vazifesini yapamaz ve istidat çekirdeklerini toprağın altında çürütürse, cemiyette o renge ve o meyveye ait boşluk kalır; başka hiçbir kimse onun yerini dolduramaz.

Fakat insanın, “...şu teşhirgâh-ı dünyada, mahlûkat nazarında, esmâ-i İlâhiyenin sana taktıkları garip sanatlarını ve lâtif cilvelerini bilerek, hayatınla teşhir ve izhâr etmektir” sırrınca taklitçilikten kurtulup orijinalitesini ortaya koyması ancak istibdadın kırıldığı hürriyet zemininde mümkündür.

Fırsat eşitliğinin çiğnendiği, istibdat ikliminin hüküm sürdüğü, baharın hakikî manasının idrak edilemediği yerlerde........

© Yeni Asya