Selefiye akidesi üzerine

Önden Gidenler

Selef, kavram olarak halefin zıddıdır. Selef önden gidenler, halef ise arkadan takip edenler demektir. Bir meslekte ustaya selef, ustanın yetiştirdiği ve sonradan ustanın yerine geçen çırağa halef denir. Halife de halef kökünden gelmiştir ve Peygamber Efendimiz’den (asm) sonra Müslümanların reisi ve emîri manasında kullanılmıştır.

Selefiliğe gelince… Fıkıhta, hadiste, tefsirde, kelamda, akaidde, itikatta birçok mezheplerin türediği ve farklı görüşlerin meydan aldığı Hicrî ikinci ve üçüncü asırda, başta Sahabeler ve Tabiin olmak üzere ilk asır ulemasına bire bir tabi olmayı, yorum yapmaktan kaçınmayı ifade etmiştir.

Sahabe döneminde zihinler net idi, teslim kuvvetli idi, dimağlar berrak idi. Sapık görüşler zuhur etmiş değildi. Dolayısıyla Sahabe âlimleri müteşabih ayet ve hadisleri yorumlamamışlar, Allah’ın ve Resulü’nün (asm) muradı ne ise tevil getirmeksizin, zahir manasıyla yetinerek kabul etmişlerdi.

Fakat sonraki asırlarda yeni ilhadî fikirler ve sapık görüşler zuhur ettikçe, İslâm fıkhını ve İslâm itikadını delilleriyle birlikte ortaya koyma ve açıklama gereği ortaya çıktı. Bu dönemde fıkıhta İmam-ı Azam, İmam-ı Malik, İmam-ı Şafiî ve Ahmed bin Hanbel, kelamda Eş’ârîler ve Maturidîler ve sair alanlarda birçok ehl-i sünnet uleması meydana atılarak ehl-i sünnet........

© Yeni Asya