menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hudeybiye Antlaşması’nın sonuçları

24 0
12.05.2026

Hz. Ömer’in (ra) İtirazı

Umre yapmak aşkıyla yanan Sahabeler, Kâbe’yi ziyaretten o sene alıkonuldular. Resûlullah Efendimiz anlaşma ile o yıl için ağır denebilecek hükümler kabul etmiş ve altına imza atmıştı. Bu durum, Sahabelerin son derece zoruna gitti. Hz. Ömer Resululah’a (asm):

“Ya Resullah! Sen Allah’ın peygamberi değil misin?”  

Resûl-i Ekrem, “Evet, ben Allah’ın peygamberiyim.” buyurdu. Sonra da aralarında şöyle bir konuşma oldu:

“Bizler hak, onlar bâtıl değiller mi?”

 “Bu halde dinimizi küçük düşürmeye niçin meydan veriyoruz?”

“Ey Hattab’ın oğlu, ben Allah’ın kulu ve Resûlüyüm. Allah’ın emirlerine aykırı harekette bulunamam. Bu anlaşma maddelerini kabul etmekle de Allah’a isyan etmiş değilim. O, beni hiçbir zaman zarara uğratmayacaktır.”

“Sen bize Allah’ın yardım edeceğini, Kâbe’yi hep beraber tavaf edeceğimizi söylemedin mi?”

“Evet, söyledim. Ancak, bu yıl gidip tavaf edeceğimizi söylemedim.”

Fakat neticede bu anlaşma ile, yirmi yıllık düşmanlık yerini anlaşmalara, birbirini tanımaya, görüşmelere bırakmıştı. Müşrikler hiçbir zaman tanımadıkları Müslümanlarla muhatap olmuşlar, anlaşmaya oturmuşlar, İslâm Devletini ve Hazret-i Muhammed’in peygamberliğini resmen kabul ettiler.

Bu tanıma Müslümanlara nefes aldırmış, İslâmiyet o andan itibaren Arap topluluklara ve adım adım dünyaya yayılma istidadı bulmuştur. Müşrikler İslâmiyet’in gücünü kabul etmişlerdir.

Kur’ân-ı Kerîm, bu hareketi Müslümanlar için “Feth-i Mübîn”, yani “açık fetih ve zafer” olarak nitelendirmiştir.1

O günden sonra İslâmiyet’i kabul edenlerin sayısında gözle görülür bir artma meydana geldi. İslâm tarihinde bir dönüm........

© Yeni Asya