Bu gece Mi’rac Gecesi

Bir Adım Atarsam Yanarım

Bu akşam müstesna gecelerimizden birisi olan Mi’rac Gecesini inşallah ihya edeceğiz.

Mi’rac, göğün zirvesine yükselme gecesi. Mi’rac esnasında Resul-i Ekrem Efendimiz (asm) Cebrail Aleyhisselâm ile birlikte Sidre-i Müntehâ’ya gelirler.

Sidre-i Müntehâ, kâinâtın nabzının attığı yerdir. Burası kâinatın sınırı, mahlûkatın amelinin yansıdığı son huduttur. Cennetü’l-Me’vanın gövdesidir.

Resûlullah Efendimiz (asm) yol boyunca nice gaybî sırlara, yüksek hakîkatlara, mülk ve melekûtun inceliklerine vâkıf olmuştur; muhtelif Esmâ dâirelerinden geçmiş, her semâ katında hâkim olan bir ism-i İlâhî’nin tecellîlerini görmüş, Allah’ın isimlerinin cilvelerini gözüyle ve kulağıyla müşahede etmiştir.

Sidre’de onu bir nur, şuur dünyasını kuşatan bir emir bürüdü. Ve o (asm) zamanın ve mekânın olmadığı Vücup Âlemine (Zat-ı İlâhiyeye) doğru yükseldi. Cebrâil Aleyhisselâm ise, “Bir adım yaklaşırsam yanarım!” diyerek, Sidre’nin berisinde kaldı.

Sidre’den Ötesi

Sidre’den ötesini Kur’ân’dan, Necm Suresinin ayetlerinden takip edelim:

1-“Doğruldu! O, Ufuk-u Âlâ’da idi!”1

Resûlullah Efendimiz (asm) burada en yüksek Ufuk’ta durdu, doğruldu. Önüne Refref getirilmişti. Artık Cebrâil Aleyhisselâm’ı kevn âleminde, Sidre’de bırakmıştı.........

© Yeni Asya