Bir sünnet-i müekkede: İtikaf |
İtikaf Günlerinden Geçiyoruz
Yılın en husûsî ibadet mevsimini yaşıyoruz.
Ramazanın son on günü geldiğinde, erkeklerin namaz kılınan bir mescid veya mabedde, kadınların kendi evlerinde ibadet için itikaf niyetiyle inzivaya çekilmek sünnet-i müekkededir. Peygamber Efendimiz (asm) Medine’ye hicretten sonra her yıl Ramazanın son on gününde itikâfa çekilir, bütün geceyi ve gündüzleri ibadetle ihyâ ederdi. Resûl-i Ekrem’le (asm) birlikte mübarek hanımları da hane-i saadetlerinin bir odasında itikaf yaparlardı.
Dinî bir terim olarak ise itikaf, ezan okunan ve kamet getirilen bir mescidde, bir camide veya ibadet yapılan bir mabedde itikaf niyeti ile bulunmaktan ibarettir. Ramazan’ın son on günü geldiğinde itikafa girmenin hükmü, sünnet-i müekkededir.
Bir beldede itikaf sünnetini bir Müslüman yerine getirdiğinde diğer Müslümanlardan bu mesûliyet kalkar.
Sür’atle akıp giden hayat maceramız içerisinde, bazen, koşuşturmayı bir tarafa bırakıp zamanımızı tamamen namaz, itaat, ibâdet, zikir, tesbih, Kur’ân, Cevşen, tevbe, istiğfar, vs. ibadetlere tahsis ederek, derin tefekkürde bulunmaya olan manevî ihtiyacımız inkâr edilemez. İtikaf sünneti bize dünya hayatının manası ve ahiret hayatının önemi üzerinde tefekkür etme ve ibret alma imkânı sağlar.
Cenab-ı Hak, “Mescidlerde itikafa girdiğiniz zaman kadınlarınıza yaklaşmayın. Bunlar Allah’ın sınırlarıdır. Onlara yaklaşmayın” ayetiyle, itikafa girilecek yerin “mescid” veya mescid hükmünde bir mabed olması gerektiğini bildirmiştir. Kadınlar, evlerinin bir odasını mescid hâline getirerek, orada itikâfa girebilirler.
İtikafın şart ve rükünleri; 1- Niyet yapılmalıdır. 2-Gündüzü oruçlu olmalıdır. 3-İtikaf bir mescidde (kadınlar evde) yapılmalıdır, 4-İtikafa niyet eden Müslüman olmalı ve dinî emirler hususunda mükellef bulunmalıdır.
Hanefîlerden İmam Ebû Yusuf’a ve Malikîlere göre itikafın en az süresi “bir gün”dür. İmam Muhammed ile Hanbelîlere göre itikafın en az süresi, kişiye bağlı olarak “bir andır”. Şâfiîlere göre ise itikafın en az süresi “Sübhanallah” diyebilecek kadar bir zamandan biraz fazla olmalıdır.
Demek oluyor ki bir Müslüman, Ramazan’ın son on günü girdiğinde, itikaf niyetiyle, bir mescidde veya bir camide, “bir an” veya “Sübhanallah” demek süresinden daha fazlaca beklerse, bu sünneti îfâ etmiş olur. Bir diğer ifadeyle, bir Müslüman, Ramazan’ın son on günü içerisinde bir mescide vakit namazı kılmak için girerken aynı zamanda “vakit namazı kılma süresince” itikafa niyet etse, namazı kılıp camiden çıkarken bu sünneti ihya etmiş olarak çıkar.
Sünnet-i Müekkede olan itikafın en azamî süresi ise, Ramazan’ın sonuna denk getirmek suretiyle on gündür. Eğer aralıksız on gün itikafta bulunmaya niyet edilmemiş ise, bu günlerde istenilen vakitlerde itikâf yapılabilir. Meselâ yalnız gündüzlerde veya bu günlerin belli vakitlerinde itikafta bulunmaya niyet etmek sahihtir.
Aralıksız on gün süreyle itikafta bulunmaya niyet eden birisi, bu süre içinde mecbur kalmadıkça itikaf yaptığı mescidden çıkmaz. Yalnız zarurî bir ihtiyacı için çıkar ve hemen geri döner. İtikaf süresince hanımına yaklaşmaz.
Ramazan’ın son on günü içerisinde itikafın sünnet-i müekkede olmasının hikmeti, Kadir Gecesini ihya etmektir. Çünkü Kur’ân’ın beyan buyurduğu gibi, bin aydan daha hayırlı olması hasebiyle Kadir Gecesi, gecelerin en faziletlisidir. Kadir Gecesinin, Ramazanın son on günü içerisinde bulunduğu hususunda kuvvetli görüş birliği vardır.
İtikâfta bulunan kişi, Kur’ân-ı Kerîm,ve Risale-i Nur okumakla meşgul olmalı, dinî, ilmî ve imanî eserler okumalı, zikir yapmalı, namaz kılmalı, tefekkür yapmalıdır. İtikaf süresince hayırdan başka bir şey konuşmamalıdır. Günah olmayan sözleri ve kelimeleri konuşmasında bir beis yoktur.
Bir sünnet-i müekkede: İtikaf
Bediüzzaman’ın gayb-âşina gözleri
Kur’ân’da bahsedilen kule
Rahmet ve adalet kanunları nasıl işler?
Zerrelerin başı dönmüyor mu?
Gerçekte kötülük ve musibet yoktur
Kur’ân tamamen vahiy mahsülüdür
Cebrail’den (as) bir nezaket dersi
Medreseler ve annelerin Kur’ân’ca lehçeleri…
Bir sünnet-i müekkede: İtikaf
Yeni Asya’nın misyonu
Ramazan, savaş ve masum insanlar için rahmet tecellisi
Kâinatı ayakta tutan tekvinî kanunlar(9) - Ateşten doğan hayat: Su gerçekte nedir?
İsrail Savunma Bakanı'ndan Lübnan'a tehdit
Bazı plastik ürünlerde kısıtlama 1 Eylül'de başlayacak
Hürmüz Boğazı'ndaki riske rağmen Çin'e petrol ihracatını sürdürüyor
Telefon bağımlılığı arttı
İslâmofobiye karşı hamle
Tekstilde üç tezgâhtan biri şalteri indirdi
Merz’den İsrail’e uyarı, ABD’ye eleştiri
Diplomasiye geri dönülsün
İran: Birleşmiş milletler niye sessiz? Sessizlik saldırganları cesaretlendiriyor
Guterres’ten Ramazan ziyareti
İlk kez yeni kilise yaptık
Gazze’ye yardım girişi kesildi
Böyle bir Türkiye hayal etmemiştik
"Bu işi bitirene kadar buradan ayrılmayacağız ve bu çok hızlı olacak"
İsrail ordusu Kudüs'te teravih namazı kılan Filistinlilere de saldırdı: Kuşattı, kışkırttı, namazı böldü!
Tahran'da art arda şiddetli patlamalar oldu
Yıkılan evlerinin enkazı üzerinde iftar yapıyorlar
İsrail'den Harem-i Şerif Camii'ne kısıtlama
Plastiklere veda edeceğiz