Siz bana mı selam verdiniz? |
Yürüdüğüm bölgede lavabo amaçlı kullanılan bir bina da var. Şöyle kenarda genç bir özel güvenlik elemanı duruyor. “Selamün aleyküm” dedim. Duymadı. Bir daha, “Beyefendi selamün aleyküm.” dedim. Şöyle başını kaldırdı ve selamın muhatabının kendisi olduğunu fark edince, gözlerini iyice açmış bir şekilde, “Aleyküm selam efendim, aleyküm selam, kusura bakmayın, fark etmemişim.” dedi. Ben de, “Problem değil, sadece selamın boşta kalmamasına sevindim.” dedim. Sonrasında biraz daha sohbet ettik beyefendi ile. Biraz konuşunca fakülte mezunu olduğunu, işini de sevdiğini söyledi. Hatta kitap okumayı sevdiğini, zaman zaman da günlük türü yazılar yazdığını ifade etti. Ben de kendisine yazı yazdığımı, Yeni Asya gazetesi’nde haftalık köşem olduğunu söyleyince muhabbet iyice ilerledi. Derken o esnada arabaya doğru yürüyüp, kendisine son yayınlanan “Her Şeye Yeniden Başlamak” isimli kitabımızı imzaladım. Kısa bir zaman içinde hızlı bir etkileşim oldu. Daha da ilginç olanı, ilgili güvenlik elemanı arkadaşımızın sonraki cümleleriydi, “Sevgili hocam, ben burada rızkımı kazanıyorum. Şerefimizle işimizi yapıyoruz. Ben yıllardır bu mekânda çalışıyorum. Onlarca, yüzlerce insanla tam da burada karşılaşırız. Bana hep lavabo nerede diye sorarlar? Kendi ihtiyaçlarına dönük bilgi isterler. Benim işim onlara cevap vermek değil aslında ama ben yine de nazikçe cevap veriyorum. Fakat ilk kez siz bana selam verdiniz ve benimle konuştunuz. Bu beni mutlu etti. Hatta bizim bazı yöneticilerimiz de aynıdır. “Sen ha varsın ha yoksun” duygusu yaşatıyorlar insana. Bu beni çok üzüyor. Size bunun için de teşekkür ediyorum.” dedi.
Evet, konunun nasıl........