menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Her kemâl sahibi, kendi kemâlini görmek ve göstermek ister

25 41
20.01.2026

Birinci temsil: On Birinci Söz’ün hikâye-i temsiliyesinde tafsilen beyan edildiği gibi, nasıl ki bir sultan-ı zîşanın pek çok hazineleri ve o hazinelerde pek çok cevahirlerin envâı bulunsa, hem sanayi-i garîbede çok mahareti olsa ve hesapsız fünun-u acîbeye marifeti, ihatası bulunsa, nihayetsiz ulûm-u bediaya ilim ve ıttılâı olsa, her cemal ve kemâl sahibi kendi cemal ve kemâlini görüp ve göstermek istemesi sırrınca, elbette o sultan-ı zîfünun dahi bir meşher açmak ister ki, içinde sergiler dizsin; tâ nâsın enzarına saltanatının haşmetini, hem servetinin şaşaasını, hem kendi sanatının harikalarını, hem kendi marifetinin garîbelerini izhar edip göstersin, tâ cemal ve kemâl-i manevîsini iki vecihle müşahede etsin: Bir vechi bizzat nazar-ı dekàik-âşinâsıyla görsün, diğeri gayrin nazarıyla baksın. Ve şu hikmete binaen, elbette cesim, muhteşem, geniş bir saray yapmaya başlar. Şahane bir surette dairelere, menzillere taksim eder. Hazinelerinin türlü türlü murassaatıyla........

© Yeni Asya