Kalpteki şüphe imanı giderir mi?-4

Cevaben, Sorularla Risale-i Nur sitesinden kopyaladığı yazıyı gönderdi: “Âcizâne ben buradaki izaha göre meseleyi değerlendirmiştim; müzakere sonuçlarını gönderdiğin için Allah razı olsun.” 

Sitede hakikaten “Acaba öldükten sonra hesap günü olacak mı?” diye kalbinden bir tereddüt geçiren ve bu hususta şekke düşen kişinin o anda imanı gider.” şeklindeki saçma misaller, Nurlardaki bir metnin açıklaması(!) sadedinde serd ediliyordu.

O siteye bir yazı göndermek vacip olmuştu. "Risale-i Nur'a göre böyle" iddiasıyla, itikada ve Nurlara bu kadar mugáyir bir misal verilebilir mi?

Mezkür sitede Kavram Açıklamaları başlığıyla "Şek" ve "Şüphe" ne demektir? sorusunun işlendiği yazıda: 

“Acaba öldükten sonra hesap günü olacak mı?” diye kalbinden bir tereddüt geçirse ve bu hususta şekke düşse, o anda iman gider. Bunu imanın diğer rükünlerine de tatbik edebiliriz, deniyor ve soruluyordu:

“Hayır, maalesef çok hatalı bir misal vererek çok tehlikeli bir kapı açtınız ve insanları şeytan vesveselerinin kucağına oturttunuz: 

“Meselâ; ‘Acaba öldükten sonra hesap günü olacak mı?’ diye kalbinden bir tereddüt geçirse ve bu hususta şekke düşse, o anda iman gider. Bunu imanın diğer rükünlerine de tatbik edebiliriz."

 Böyle açıkça hatalı bir misalden sonra "Yalnız bu gibi tereddüt ifade eden şek ve şüpheler kalpte değil de, akıl ve hayal âleminde olursa, imana bir zarar vermez." demenizin hiçbir kıymet-i harbiyesi kalmıyor. 

Vesveseli adam, şüphenin kalpten mi hayalden mi, akıldan mı geldiğini nasıl tefrik edecek? Şeytan üfleyecek ona artık: Kalbin bozulmuş... Dinden çıktın... 

Bu çok tehlikeli ve hatalı misalin âcilen........

© Yeni Asya