menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Nefse karşı sert olmak

10 60
18.02.2026

Hayat bir cidal değil; bir teavün, bir yardımlaşmadır, der. Cidal, toplumsal hayatın prensiplerinden değil; hususî hayatımızda nefsimize karşı uygulayacağımız bir düstur olabilir. 

Toplumsal hayata “mücadele” niyetiyle çıkmak rekabeti doğurur. Rekabet ise insanî ilişkilerde zehirdir. Hırs ve inat gibi duyguları yanlış kullanmaya sebeptir. İçtimaî hayatta düstur-u teavün, kanun-u ekrem ve namus-u ikram esastır. 1 Bunlar sırasıyla yardımlaşma, iyilik ve ikramda bulunmaktır. Toplumsal hayatın bu kanunları şöyle dursun, nefsimizle olan ilişkilerde bunların aksiyle hareket etmek boynumuzun borcudur.

Üstad Bediüzzaman’ın iki asker örneğini verdiği Beşinci Söz’de bir askerin ‘nefis ve şeytan ile mücahede eden müttakî Müslüman’ olduğunu söyler. 2 O askerin, farzlarını bilen ve yapan, günahları işlememek için nefsiyle cihad eden biri olduğunu vurgular. Aynı parçada bir harpten bahseder ve o harbin Müslüman asker için nefis ve heva, cin ve ins şeytanlarına karşı bir mücahede olduğunu söyler.3 Evet, nefis mücadeleyi hak eder. 

Üstad Bediüzzaman, “Düşman istersen nefis yeter” demiş4 ve düşmanı uzaklarda........

© Yeni Asya