ABD/İsrail-İran ateşkesi

Ateşkesle yeni saldırılar geçici olarak önlense de, bu süreçte savaşı sonlandıracak bir çözümden bahsedilmiyor. ABD Başkanı Donald Trump, kendisine ülkesi içinde ve dışında çıkış yolu arayışında. Ancak Tahran yönetimi siyasî anlamda ayakta ve küresel ekonomiyi Hürmüz Boğazı’nda rehin tutuyor.

Trump’ın “bütün bir medeniyeti bir gecede yok etme” tehditlerinden, en azından 15 günlüğüne kıyametin/savaşın gölgesinden uzaklaştıracak ateşkesin duyurulmasına kadar geçen süre 10 saat kadardı. Trump “Tahran, Hürmüz’ü yeniden açmaz ve ABD’nin ateşkes şartlarını kabul etmezse, İran’ın sivil altyapısını bombalayacağını” iddia ederek “İran’ı taş devrine geri götüreceği” ültimatomunun dolmasına 90 dakika kala, Washington-Tahran, Pakistan’ın arabuluculuğunda ateşkese gittiler. Ateşkes temelde Hürmüz’ün açılması ve ABD/İsrail saldırılarının durdurulmasını içeriyor.

Uluslararası aktörler ateşkesin barıştan ziyade, çok kırılgan ve istikrarsız bir dengede durduğunu biliyorlar. İsrail, ateşkesin parçası olmadığını duyurduğu Lübnan’da saldırılarını sürdürüyor. Bununla birlikte her iki taraf da ateşkesi zafer ilân etti.

Diğer taraftan ateşkes, Trump’a bir çıkış yolu sunuyor. İran ateşkesi kabul etmeseydi, Trump ya müdahale etmeden ültimatomun süresinin dolmasına izin vererek itibar kaybedecekti ya da arkasında bir strateji olmadan ciddi bir tırmanışı başlatmak arasında seçim yapmak zorunda kalacaktı. Ayrıca Trump’ın ateşkes hakkında “Amerikan zaferi” söylemi, geçerliliğini yitiriyor. Çünkü Trump’ın bu savaştaki stratejisinin başarısızlığı görüldü. Trump’ın “kıyamet tehditlerinin, İran’ın hayattaki liderlerini teslim olmaya zorlayacağı iddiası temelsiz çıktı. Savaş başladıktan sonra İran halkının isyan ederek Tahran rejimini devireceği söylemi de gerçekleşmedi. Savaştan olumsuz etkilenen, ama yıkılmayan Tahran rejimi, bölgede kendi kıyamet senaryosuyla tehditlerde bulundu”. Anlaşıldığı üzere, ABD/İsrail’in binlerce füzeyle saldırmasına rağmen,........

© Yeni Asya