menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

ABD/İsrail’in İran saldırılarının Çin için anlamı-2

25 0
09.03.2026

Çin’in enerji ithalat güvenliğinin tehlikeye girmesine ek olarak, İran hakkındaki rejim değişikliği/ömrünün kısaldığı/ömrünü tamamladığı tartışmaları da Çin’in büyüyen askerî sanayisini tehdit niteliğinde. “Çin’in yıldan yıla artan silâh ihracatı, önemli bir gelir kaynağı. Aynı zamanda Pekin’in silâh ihracatı, teknik standartlarını ve siyasî kontrolünü Üçüncü Dünya ülkelerine yerleştirmek için stratejik bir mekanizma işlevi gördü. İran’a saldırılar, Çin’le “J-10 savaş uçakları ve CM-102 süpersonik gemisavar füzelerin” alımları gibi milyarlarca dolarlık önemli anlaşmaların geleceğini belirsizleştiriyor. Buna karşılık İran-Çin arasında 2021’de imzalanan enerji, altyapı ve savunma işbirliğini kapsayan 25 yıllık stratejik ortaklı anlaşması, bu güne kadar sorunsuz ilerledi. İran’ın mevcut savaş hâlinde, bu anlaşmaya her zamankinden daha fazla ihtiyacı olacaktır.

Bununla birlikte Çin’in silâh sanayindeki “ekonomik kayıplarıyla birlikte, itibar kaybı iddiaları da mevcut.” ABD güçleri 3 Ocak 2026’da gerçekleştirdikleri operasyonla, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşini esir alarak ABD’ye götürmüşlerdi. “Çin’in Venezuela’ya tedarik ettiği JY-27 radarları ve gözetleme sistemlerinin, Maduro’nun ABD tarafından kaçırılmasını engelleyemediği kanıtlandı. İran’ın da Çin’den ithal ettiği ileri sürülen “HQ-9B sistemleri için de benzer yetersizlik” söz konusu. Ancak Çin HQ-9B sistemlerinin teslimatını yapmadığını iddia ediyor. Dolayısıyla Küresel Güney’deki, Çin menşeli askerî sistemlerin müşterilerinde “Çin askerî ürünlerinin Batı saldırılarını tespit edemediği ve dayanıklılığı” yönünde şüphelenilmesi kuvvetle muhtemeldir. 

Diğer taraftan Çin ordusunda derin iç tartışmalar var. Çin ordusundaki yolsuzlukların ortaya çıkmasıyla 26 Şubat 2026’da üst düzey 10 subayın görevlerine son verildi. Ordu içindeki........

© Yeni Asya