menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bir teselliye muhtacız

11 0
06.07.2026

“Ben yoruldum hayat, gelme üstüme!” diye feryad eden sitemkâr ruhlar bir teselliye muhtaç.

Seher yeli, vakitlerin sultanı seher vaktinde, bütün evlere nasiplerini dağıtan Hızır-misal dolaşıyor, gündüzleri ferahfezâ makamında kokulu imbatlar, meltemler.. 

Pencere önlerinde, gelip geçenleri selamlayan, kokularıyla ferahlatan çiçekler.. 

Ve sokağa taşarak gönül denizini dalgalandıran müzik nağmeleri… 

Sevinçlerini üzüntülerini paylaşan komşu sohbetleri...

Teselli ve tecrübeleriyle bize yol gösteren, inşirah veren sohbetleriyle sıkıntılara karşı dayanma gücümüzü besleyen eli öpülesi büyüklerimiz nereye gittiler? 

Evet, dünyada gurbetteyiz; fakat hayat da insana bahşedilen en güzel hediye. Her insan kendini, çevreyi ve Yaratıcısını tanımak, sevdikleriyle birlikte nezih bir hayat geçirmek istiyor. 

Öyleyse imtihan için gönderildiğimiz bu hayatı şiir tadında güzelce yaşamak idealimiz olmalı. Çünkü O’nun (cc) yarattığı her şey, ya bizzat veya neticesi itibariyle mutlaka güzeldir. İmanla kâinat kitabını okumak ne güzel!

Her şeyin güzelliği kendine göredir ve çeşit çeşittir. Gözle hissedilen güzellik, kulakla hissedilen güzellikle bir değildir. Asıl olan farkı fark etmektir.

İmanın, hakikatin, nurun, çiçeğin, ruhun, suretin, şefkatin, adaletin, merhametin ve hikmetin güzelliği ayrı ayrıdır. 

Sonsuz güzel olan Esmâ-i Hüsnâsının güzellikleri de ayrı ayrı oluyor, mevcudatta tecelli güzellikleri farklı farklı oluyor.  

Hayatın ve ruhların şuur dili şiir sanırım. Göz ise, şiir avcısı ruhun bu âlemi seyrettiği pencere. Elemleri lezzete çevirmek bizim bakış açımızı değiştirmemize bağlı. 

İman gözlüğüyle, kendimizi,........

© Yeni Asya