Vicdanın sesi yankılandı
Öncelikle, ülkenin dört bir yanından gelenlerin iştirakiyle, Mamak’ta gayet büyük bir salonun esaslı bir şekilde doldurulduğunu gördük.
Kezâ, Üstad Bediüzzaman’ın temsil ettiği kudsî davanın ve Risale-i Nur’un cihanşümûl mesajlarının ülke ve insanlık âlemine duyurulması, yıllar sonra ilk defa bu derece canlı, heyecanlı, tatminkâr ve içi dolu dolu bir şekilde gerçekleştirildiğine şahit olduk.
Programa iştirak edemeyenler, Yeni Asya Tv’nin Youtube kanalından takip ettikleri gibi, bundan sonrası için de aynı adreste kalıcı hale getirilen video arşivinden takip edebilirler. Yani, teknik ekip ve ekipmanlar tarafından söz konusu program hem büyük takdir gördü, hem de gelecek nesiller için kalıcı hale getirilmiş oldu.
Kongrenin ana konusu, çoğunuzun bildiği gibi “Küresel Vicdan, İnsanlık ve Demokrasi” idi. Gerek masa çalışması gruplarında ve gerekse sonuç bildirgelerinde Hz. Bediüzzaman’ın şu cihanşümûl mesajı defalarca yankılandı: “Risale-i Nur, yalnız bir cüz’î tahribatı, bir küçük haneyi tamir etmiyor, belki küllî bir tahribatı ve İslâmiyeti içine alan dağlar büyüklüğünde taşları bulunan bir muhit kal’ayı tamir ediyor. Ve yalnız hususî bir kalbi ve has bir vicdanı ıslaha çalışmıyor; belki, bin seneden beri müfsid aletlerle dehşetli rahnelenen kalb-i umumî ve efkâr-ı ammeyi ve vicdan-ı umumîyi, Kur’ân’ın ve imanın ilâçları ile tedâvi etmeye çalışıyor.”
Kongrenin ilmî ve akademik seviyesi hakikaten gayet yüksekti. Bunu gören, fark eden herkes, programı pür dikkat ve yüksek takdir hisleriyle takip etti.
Cumartesi günü yapılan masa çalışmalarına da şahit olduk. Türkiye’nin birçok üniversitesinden gelen itibarlı akademisyenlerin titiz ve adeta kılı kırk yaran bir hassasiyetle konuya eğildiklerini gördük.
Ve Hanımlar Masası… Erkeklerin etrafında toplanmış olduğu dört masaya ilâveten, ayrıca........
