Muhalefet iktidarın velinimetidir

Muhalefetin susturulduğu, yahut yer almadığı yönetimler, insan haysiyetine yakışmayan şu tarz isim ve tâbirlerle yâd edilir: Otoriter, totaliter, mutlakiyet, despotik, istibdat, diktatörlük...

Buna göre denilebilir ki: Bir yerde hürriyet ve demokrasi varsa, orada muhalefet vardır. Muhalefet varsa, orada demokrasi güçlüdür. Hürriyet ve demokrasinin güçlü olduğu yerde, iktidar potansiyeline sahip bir muhalefet, ciddi yönetimler için bir velinimet gibidir.

Şayet, iktidar kanadı karşısında güçlü bir muhalefet yoksa, yönetim kademesi ve bürokrasi zamanla ciddiyetini kaybederek laçkalaşır.

Dahası, muhalefetsiz bir rejim, zamanla içten içe çürümeye başlar. Bunun yanı sıra, ayrıca yıkıcı ve illegal bir muhalefet cephesinin teşkiline sebebiyet verir.

Demek ki, muhalefet, her halükârda bir müvazene-i adâlettir, bir vesile-i müsavattır ve bir sebeb-i terakkiyattır.

Devletin tepesinde hâkimiyet kurduktan sonra, demokrasinin canına okuyan ve muhalefeti ortadan kaldırmaya çalışan müstebid-diktacı yönetimlere dair yakın tarihten üç misâl:

1- Sultan Abdülhamid döneminin otuz yılında (1878-1908) mutlakiyet sistemi hükümfermâ olup, ülke bir “zayıf istibdat” ayarı ile yönetildi.

2- Sultan Abdülhamid’i devirerek iş başına gelen........

© Yeni Asya