menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İstiklâl Harbi ve Karabekir Paşa

18 0
19.05.2026

Resmî damgalı yakın tarihimiz, ekseriyetle “yalan tarih”ten ibarettir. Doğru olan kısmı ise, hemen her kaynakta bulunan ve üzerinde oynama şansı pek bulunmayan genel kronolojik ve ansiklopedik bilgi kategorisine dahildir.

Özellikle son iki asrın tarihini olduğu gibi ortaya koyan akademik çalışma henüz yapılmadı. Bu işi yapmak, hem bilgi-belge, hem de cesaret ister. 

Hadiseleri atlamadan, tarafgirliğe düşmeden, ideolojilerin esiri olmadan, Allah’tan başka kimseden korkmadan, ilmin haysiyetinden taviz vermeden yakın tarihi objektif bir şekilde yazmak, öyle sanıldığı kadar kolay değil. Esasen, o işi bir tek şahsın yapması mümkün görünüyor.

Bizim “Âhirzaman Tarihi” ismiyle neşrettiğimiz son iki yüz yılın tarihi, akademik derinlikten ziyade gazetecilik üslûbuyla yazarak ortaya koyduğumuz bilgiler ve yorumlar manzumesidir.

Dileğimiz, yakın tarihimizin doğru şekilde gelecek nesillere anlatılması ve aktarılmasıdır. Zira, mâzisini hakkıyla bilmeyen bir nesil, geleceğini sağlam bir şekilde inşâ edemez.

Bu önemli hatırlatmalardan sonra, şimdi gelelim günün mana ve önemine: Yani, Karabekir Paşa’nın “19 Mayıs”tan tam bir ay önce Trabzon’a ayak basması ve İstiklâl Harbi için ciddi hazırlıklara başlaması meselesine.

Resmî ağızlar yeni Türkiye tarihini 19 Mayıs 1919’tan başlatır. Çünkü, işlerine öyle geliyor.

Oysa, bunun doğru tarihle bir alâkası yoktur. Çünkü, 30 Ekim 1918’de imzalanan Mondros Ateşkes Antlaşmasından hemen sonra, Trakya ve Anadolu’nun hemen her tarafında gönüllü fedâiler tarafından “Müdafaa-i Hukuk-u Milliye Cemiyetleri” kurulmaya başladı. Millet, canla-başla vatanı savunmaya yöneldi.

Fakat, vatanı işgal ve istilâdan korumak........

© Yeni Asya