Cuntaya monte edilen kafa
27 Mayıs 1960’ta yapılan darbenin başında, ilk etapta Kor. Cemal Madanoğlu vardı. Ama, aynı gecenin karanlığında yapılan radikal bir değişiklikle, emekli Org. Cemal Gürsel, İzmir’den getirtilerek darbe cuntasının başına iğreti bir şekilde monte edildi.
Bakalım, öncesi ve sonrasıyla o gece neler yaşandı, neler…
Kara Kuvvetleri Komutanı Org. Cemal Gürsel, darbeden 21 gün önce, yani 6 Mayıs 1960’da ordu içinde alınan tuhaf bir kararla izne ayrıldı.
Aynı gün Ankara'dan İzmir'e gönderilen Org. Gürsel'in izne ayrıldığı yönündeki bilgi, telsizle hemen anında askerî birimlere iletildi.
Bu, alışılmış bir durum değildi. Belli ki, Ankara'da gizliden gizliye bir dolaplar çevriliyordu. Acaba işin iç yüzünde ne vardı? Bunu cuntanın dışında tutulan komuta kademesi dahi bilmiyordu.
Öte yandan, aynı tarihten sadece bir gün önce, yani 5 Mayıs günü "555K" şifresiyle, Kızılay Meydanı'nda büyük bir gösteri düzenlendi. İlk başta, gösterinin hedef-i maksadı gizli tutuldu. Hatta öyle ki, Başbakan Menderes’in kendisi de aynı mevkiye gelerek olup bitenleri merakla takibe başladı.
Toplantının sonlara doğru, iş tamamen çığırından çıktı ve atılan sloganlarla o şifreli toplantı hükümet aleyhtarı bir gösteriye dönüştürüldü.
Aslında, bütün bunlar gizliden gizliye yürütülen bir entrikanın parçalarıydı. Asıl hedef, darbe yapmak, demokrasinin canına okumak ve milletin helâl oylarıyla seçilen meşrû hükümeti iktidardan uzaklaştırmaktı.
Özetle, ordu içindeki bir cunta, gırtlağına kadar siyaset çamuruna batmış bir durumdaydı.
Gürsel Paşa'nın izne ayrılmasından tam üç hafta sonra, yani 27 Mayıs gecesi ordunun alt kademesindeki subayların (binbaşı, yarbay, albay…) tazyiki ile vahşiyane bir darbe yapıldı. Menderes'in başında bulunduğu Demokrat........
