Risale-i Nur’da Ehl-i Beyt (1) |
"Size iki önemli şey bırakıyorum. Biri, insanı doğruya götüren bir rehber ve nur olan Allah’ın Kitâbı Kur’ân’dır. Ona yapışın ve sımsıkı sarılın! Size bir de Ehl-i beyt’imi bırakıyorum. Allah’tan korkun ve Ehl-i Beyt’ime saygılı davranın!" (Müslim, Fezâilü’s-Sahâbe, 36)
Ehl-i Beyt, kelime olarak "ev halkı" anlamına gelen ve Peygamberimiz Hz. Muhammed’in ailesini ve soyunu ifade eden bir terimdir. İslâm dünyasında büyük bir sevgi ve saygıya mazhar olan Ehl-i Beyt'in kimleri kapsadığı ve İslâm'daki konumu, Sünnî ve Şiî mezhepleri arasında farklılıklar göstermektedir.
Ehl-i Beyt kavramının temelini Kur'ân-ı Kerîm ve hadisler oluşturur. Kur'ân'da Ahzâb Suresi'nin 33. ayeti, Ehl-i Beyt'in temizliğine ve İlâhî bir koruma altında olduğuna işaret eder:
"...Ey Ehl-i Beyt! Allah sizden her türlü kirliliği gidermek ve sizi tertemiz yapmak ister." (Ahzâb, 33)
Bu ayetin yanı sıra, İslâm tarihinde "Kisâ Olayı" (Hadîs-i Kisâ) olarak bilinen hadise, Ehl-i Beyt'in kimler olduğu konusunda önemli bir delil olarak kabul edilir. Rivayete göre Hz. Muhammed (asm), kızı Hz. Fatıma, damadı Hz. Ali ve torunları Hz. Hasan ile Hz. Hüseyin'i abasının altına alarak onlar için dua........