menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Uhuvvet üzerine -2

16 0
22.08.2026

Hakikî hizmet, “ben” demekle değil, “biz” diyebilmekle mümkündür. Enaniyet buz parçası gibi şahs-ı manevî havuzunda eritilmelidir. Aksi hâlde tarafgirlik ve gurur, uhuvvet bağını zayıflatır.

Tefânî (kardeşinde fani olma), tenkitten kaçınma ve kusuru affetme düsturları, cemaat içi birlik için temel esaslardır. Küçük bir ihtilafın büyüyerek tamiri mümkün olmayan zararlara yol açabileceği uyarısı, sosyal psikoloji açısından da anlamlıdır. Zira güvensizlik ve kırgınlık, kolektif hareket kabiliyetini ortadan kaldırır.

 Günümüz bağlamında uhuvvetin önemi; Çağımızda İslâm dünyasının karşı karşıya bulunduğu siyasî, kültürel ve ahlâkî meydan okumalar, uhuvvet ilkesini daha da hayatî kılmaktadır. İç çekişmeler ve gruplaşmalar, ortak hedefleri zayıflatmakta; toplumsal enerjiyi tüketmektedir. Oysa Kur’ân’ın iman hakikatleri, bütün Müslümanların müşterek paydasıdır.

Bu çerçevede uhuvvet, yalnızca Müslümanlar arası değil; diğer din mensuplarıyla da barışçıl ilişkileri teşvik eden bir anlayışa kapı aralar. Düşmanlığı terk edip ortak insanî değerlerde buluşmak, İslâm’ın rahmet mesajıyla uyumludur. Dünya hayatının geçiciliği dikkate alındığında, adavet yerine muhabbeti........

© Yeni Asya