Dershaneler açıldı, sosyal faaliyetler hız kazandı

Dizi: Bursa’nın Fethinin 700. yılı - 14 İSLAM YAŞAR'IN KALEMİNDEN...

Tayyare Kültür Merkezi, Eğitim Araçları, Vefik Paşa Tiyatrosu, Ördekli Hamamı gibi Büyük salonlarda, Bediüzzaman Said Nursî başta olmak üzere Fetih Gecesi, Çanakkale Zaferi gibi dinî şahsiyetleri, tarihî günleri anma toplantıları yapıldı. Farklı dinî cemaatlere, içtimaî camialara mensup ehil kişilerin katıldığı seminerler, konferanslar, açık oturumlar, paneller tertip edildi. 

Bursalı mezkûr Nurcuların yanı sıra Osman Ataç, Orhan, Abdulvahap, Ragıp, Musa, Muhtar, Faruk, Ercan, Salih, İbrahim, Osman, Şevket, Mustafa, Hasan gibi Nurcu olarak Bursa’ya gelenler, Bursa’ya gelince Nurcu olanlar, Nurcu olarak Bursa’dan gidenler, Bursa’dan gidince Nurcu olanlar çoğaldıkça Bursa Nurcularının, memleket Nurcuları ile kaynaşmalarına ve Nurların intişarının akıllarla, kalplerle, gönüllerle birlikte nice ailelerin, sülalelerin, köylerin, kasabaların, şehirlerin nurlanmasına vesile oldular.  

Cemiyetin her kesimine hitap eden ve ekseriyetinden takdir gören bu içtimaî kaynaşma neticesinde dinî, millî cemaatlere cemiyetlere mensup kişiler arasında başlayan görüşmeler çok geçmeden bayramlaşma, kandilleşme ziyaretlerini de aşarak dinî, millî, içtimaî, ticarî meselelerde müşterek faaliyetler yapma safhasına geldi.

HİZMET HAMLELERİNİN ÖNÜ YİNE BİR DARBE İLE KESİLDİ

Nur Şakirdlerinin şahs-ı manevîsinin, Risale-i Nur’un şahs-ı manevîsine mütenasip bir ihlâs ve sadakatle, yeni inşirah hamleleri yapmak için harekete geçecekleri sırada,12 Eylül 1980 tarihinde menhus ve menfur ihtilâl irtikap edildi. Memlekette faaliyet gösteren bütün dinî, millî, fikrî, içtimaî, siyasî gruplarla birlikte Nur Hareketi de büyük zarar gördü.    

Umumî Meşveret Heyetinin toplanıp ihtilâle karşı alınacak tavrı istişare ederek karar vermesine fırsat yoktu. Yeni Asya gazetesi, Nurcuların Altmış ihtilâli karşısındaki kararlı duruşunu esas alarak ihtilâle sert bir şekilde karşı çıkarken aralarında bazı ağabey ve hocaların da bulunduğu Nur Talebeleri ihtilâlcilere alenî destek verince Nur camiasınına tefrika fitnesi girdi.

Bursa Nurcuları da o tefrikanın dışında kalamadı. Cemaatin temayüz etmiş isimlerden bir kısmı Yeni Asya kimliği altında hizmetlerine devam ederken bazıları Meşveret Cemaati, Anadolu Cemaati gibi grupların yanında yer aldı. Onlar da zamanla kendi içlerinde bölündüler ve bazı müessir isimlerin, mahir müdebbirlerin çevresinde Sözler Köşkü, Hisar Kapısı, Emirsultan Vakfı gibi çeşitli meşrepler teşekkül etti.

 Nur cemaati birlikte iken açılan Risale-i Nur medreselerinin ekseriyeti Meşveret Grubu’nda, Anadolu Cemaati’nde kaldığı ve emval üzerinde adaletli, hakkaniyetli bir bölüşme sağlanmadığı için Yeni Asya grubu âdetâ hizmete yeniden başladı ise de gösterilen hasbî gayretler, fedakârlıklar sayesinde kısa zamanda toparlanarak eskisinden daha güçlü hale geldi.

DAHİLÎ BÖLÜNME HASAR VERDİ

Devletler, milletler, medeniyetler gibi cemiyetlerin, cemaatlerin de inkişaf ve inşirah zamanları, inkıraz ve inkıbaz halleri vardır. Bunlara bazen dahilî, bazen de harici hadiseler, şahıslar, hareketler sebep olur. Fakat her hâl u kârda neticesi zarardır, tamiri tahribinden daha uzun zaman alacak kalıcı hasarlar verir.

İhtilâlciler Yeni Asya gazetesini süresiz kapattıkları için Yeni Nesil gazetesini çıkaran Yeni Asya cemaati, yeni ve güçlü hizmet hamleleri yaparak cemiyet üzerinde müessir olmaya başlayınca doksanlı yıllara doğru, ihtilâlcilerle birlikte çalışan ve onların himayesinde iktidara gelen bir partinin tezgâhı ile fiilî bir iç müdahaleye maruz kaldı.

Memleket sathında Yeni Asya cemaatinden güçlü bir mukavemet gören bu hareket İstanbul, Manisa ve Erzincan’ın yanı sıra Bursa’da da taraftar buldu. Bu bölünme Bursa cemaatinin istikrarına ve istikametine fazla tesir etmedi. Onlardan ayrılan Ali Çakmak, Erdoğan Ulutepe, Hulusi Kasar, Hakkı Sarıtaş ve onlara yakın olanlar........

© Yeni Asya