Evlerimizi Medresetü’z-Zehra’nın şubeleri yapalım |
Akıl, ilim, fen ve bilginin hükmedeceği bu âhirzamanda, okumak, ilim sahibi olmak ve îmanı güçlendirmek en elzem işlerdendir.
Kur'ân'ın ilk defa nazil olan Alak Suresi’nin ilk beş ayetinin ikisi "oku!" diyerek başlar. Kur'ân'da geçen rettil, ütlü kelimeleri de "oku" anlamına gelir.
"Ve rettilil Kur'âne tertîlen." "Kur'ân'ı, yavaş-yavaş anlaya anlıya ve amel ederek oku!" demektir.
Çünkü insan, okumadan ve bilgi sâhibi olmadan İslâm'ın güzelliklerini öğrenemez ve yaşayamaz. Dünya ve âhiret bilgi ile kazanılır. Maddî ve manevî terakkî ilimle mümkün olur.
İşte bu bakımdan İslâm'ın ilk yıllarında baskı ve zulmun zirvede olduğu dönemde bile sevgili Peygamberimiz (asm) ve Ashâbı evlerde gizli gizli Kur'ân okudular ve anlayıp yaşamaya çalıştılar. Daha çok Erkam isimli Sahâbe'nin evinde gizlice toplanıp ders yaparlardı. İman ve Kur'ân hakîkatlerini öğrenirlerdi.
Gizlice, abdest almayı, namaz kılmayı, tesbihat yapmayı ve Kur'ân okumayı ve hadisleri öğrenirlerdi. İslâm'ı başkalarına nasıl ve hangi yolla anlatacaklarına dair istişare ederlerdi.
Medrese olarak kullanılan bu evlerin sayısı Medîne döneminde ziyadeleşti.
Peygamberimiz sallallâhu aleyhi ve sellem, Mus'ab bin Umeyr'i Medine'ye Kur'ân ilimlerini öğretmek ve İslâm'ı yaymak için gönderdi.
Peygamberimiz de (asm) Medine'ye hicret edince ilk iş olarak Suffe okulunu açtı. Suffe medresesinin öğrenci sayısı 100 ila 400 arasında değişiyordu.
Bizler de eğitim ve öğretim için evlerimizi küçük bir okula ve medreseye dönüştürelim.
Eğer her gün........