Esma-i Hüsna ile Ahlâkın Yeniden İnşası: Bediüzzaman’dan Günümüze Uzanan Bir Yol Haritası

ULUSLARARASI AKADEMİNİN RİSALE-İ NUR’A İLGİSİ HER GEÇEN GÜN ARTIYOR

Modern dünyanın Müslüman toplumlara dayattığı en derin kriz, çoğu zaman fark edildiğinden daha köklü bir yerde duruyor: İmanla ahlâk arasındaki bağın zayıflaması. Laikleşme, materyalizm ve aşırı bireycilik; sadece sosyal yapıları değil, insanın iç dünyasını da aşındırıyor. İşte bu noktada, Malezya merkezli Global Journal of Al-Thaqafah’ta yayımlanan dikkat çekici bir akademik çalışma, Bediüzzaman Said Nursî’nin Esma-i Hüsna merkezli iman ve ahlâk anlayışını yeniden gündeme taşıyor.

Çalışma; Ali Aydoğan, Ahmed Fakhrurrazi Muhammed Zabidi, Muhammed El-Adib Samuri ve Said İnan tarafından kaleme alındı. Farklı üniversitelerden gelen bu araştırmacılar, Risale-i Nur Külliyatı’nı esas alarak, Said Nursî’nin İlâhî isimlere yaklaşımının sadece bireysel maneviyatı değil, toplumsal ahlâkı da hedefleyen sistematik bir model sunduğunu ortaya koyuyor.

Akademik Çalışmadan Toplumsal Mesaja

Araştırmacılar, nitel içerik analizi yöntemiyle Risale-i Nur’dan seçilen metinleri inceliyor. Ortaya çıkan temel tespit şu: Said Nursî, Esma-i Hüsna’yı soyut bir kelâm konusu olarak değil, hayatı anlamlandıran ve insan davranışlarını dönüştüren canlı hakikatler olarak ele alıyor. Allah’ın isimleri,........

© Yeni Asya