Şefkat tokatları

Bu gibi uyarılara maruz kalan şakirtler kendilerine gelip hata ve kusurlarının farkına varıp, tekrar ciddiyetle hizmetlerine yönelirlerse mesele yok. Nedamet etmeyip, hatalarına devam ederlerse Üstadın zecr tokadı dediği şiddetli bir tokada maruz kalarak daire haricine savrulmak gibi bir tehlike ile karşı karşıya kalabililerr.

Dostlara bazı hata ve kusurlardan dolayı bu dünyada böyle tokatlar geliyor da, “Nurlara bazı din düşmanlarının yaptıkları saldırılarına neden daha şiddetli tokatlar gelmiyor?” şeklindeki suallere de özetle Üstad Bediüzzaman; küçük hata ve kusurlar bu dünyada küçük mahkemelerde görüldüğü gibi büyük davalar ve cinayetler de büyük mahkemelerde görülür, diyor. Bu kaideye göre dinsizlik adına Nurlara zarar vermeye çalışan din düşmanlarının bu davaları ahiretteki mahkeme-i kübraya havale ediliyor.

Üstad Bediüzzaman’ın şefkat tokatları olarak adlandırdığı Onunca Lem’ada hemen bütün hayatlarını Nur hizmetlerine vakfetmiş o fedakâr ağabeylerin dahi zahiren işledikleri bazı bize göre küçük hatalarından dolayı yedikleri şefkat tokatlarını düşündükçe bizler acaba bu işlerin neresindeyiz diyoruz. Hizmet yolunda bilerek veya bilmeyerek işlediğimiz, hata ve kusurlardan dolayı yediğimiz şefkat, hatta zecr tokatlarının farkında bile değiliz maalesef.

Belirli bazı yetkilere sahip memur ve amirlerin Nurlara, dolayısı ile kudsî hizmetlere verdikleri herhangi bir zarar söz konusu ise nasıl bir durumla karşı karşıya kalırız? Bakalım bu konuda Üsdat Bediüzzaman ne diyor:

 “… Eğer memur ise kanun namına kanunsuz hıyanet eden, ilişen o memlekete o biçare ahaliye bir umumî tokada vesile olur. Ya zelzele ya yağmursuzluk, ya hastalık ya fırtına  gibi umumi belâlara bir vesile olur. Kendisi zahiren hususî tokat yememiş gibi görünüyor”  (Emirdağ L., s. 689.)

Görüldüğü gibi Nurlara tecavüz ve saldırılarda bulunan din düşmanları dahi yalnız kendileri zecr tokatlarına maruz kaldıkları halde, belli bazı yetkilere sahip olan memur ve amirlerin bu yetkilerini suiistimal ederek Nurlara ve hadimlerine şu veya bu şekilde ihanetlerde bulunduklarında bunların işledikleri cinayetlerin hesabı mahkeme-i kübraya havale edilirken, diğer taraftan da o memleketin biçare ahalisine zelzele, kuraklık, hastalık gibi umumî belalara sebep oluyor.   

Demokrasi bayrağı yeniden dalgalanmalı

Demirel, zor günlerin adamıydı

Demokrasi kahramanları

Olup bitenler Bediüzzaman’ı doğruluyor

Hatalara karşı Üstad’ın tavrı

Yeni Asya’nın mahareti

Cerbeze ile aldatmak vebaldir

“Biz de size karışmayalım”

Bin aydan hayırlı gece: Leyle-i Kadir

23 Mart özel sayımız yine dop dolu

İran’ın savaşı, ittihad-ı İslâm’ı hızlandırmıştır

İkinci Ömer/ Ömer-i Sâni

Kadir Gecesini ihya ediyoruz

Felâketin ayak sesleri

Son Şahitlerden, Kastamonu velisi; Veli Işık Kalyoncu

Fihrist Risalesi’ndeki Takriz mektubu üzerine… (3)

Karma eğitim tuzağı - 2

Şahsî kanaat ve şûra farkı

Özel sayılarımızın önemi

'Enerji tesislerimiz hedef alınırsa, Amerikan şirketlerini hedef alacağız'

"Öldü" iddialarına cevap verdi

Tunca Nehri kıyısında toprak kayması oluştu

Bağdat'ta art arda şiddetli patlama sesleri duyuldu

Ramazan Rehberi-3: Maddî ve mânevî sağlığın anahtarı

Araçlardaki görüntü cihazlarına ilişkin İçişleri Bakanlığından açıklama

ABD'den gelen 2 keşif uçuşu talebini reddetti

Anlaşma yapmak istemiyor - Hark Adası'nı eğlence olsun diye birkaç kez daha vurabilir

"İran İHA'sını taklit ederek komşu ve dost ülkelere saldırlar düzenliyor"

Husiler: İran'ın yanında savaşa dahil olmamız sadece an meselesi

İktisad Risalesi'ne: Güncel ekonomik yorumlar

Sanchez Avrupa'nın itibarını kurtardı

Ramazan Rehberi -2: Nefis ve ruh temizliği

Macron: Hiç kimseye karşı savaşta değiliz

Gazze’de kum fırtınası

Üs resmiyette Türkiye’ye ait

Garantör ülkeler nerede?

MSB füze savunmasına ilişkin sorulara cevap verdi

"Savaşı iliklerime kadar hissettiğimde biter"

Veli Işık Kalyoncu dualarla uğurlandı


© Yeni Asya