Daha hızlı kaç |
Nitekim Bediüzzaman Said Nursî de Şeyh Said hadisesine destek vermemiş, kardeşin kardeşe kılıç çekmesine karşı çıkmış ve dahilde mücadelenin ancak ilim ile olacağını ifade ederek “Türk milleti asırlardan beri İslâmiyet’e hizmet etmiş ve çok veliler yetiştirmiştir. Bunların torunlarına kılıç çekilmez. Siz de çekmeyiniz; teşebbüsünüzden vazgeçiniz. Millet, irşad ve tenvir edilmelidir¹” sözüyle doğru olan usulü göstermiştir.
Aynı şekilde bizim de bu dârü’l-imtihandan yenik çıkmamamız için şeytan ve onun içerideki sadık müttefiki olan nefisle mücadelede farklı bir strateji uygulamamız gerekir. Bunun iki temel yolu vardır. Her ne kadar ikinci yol daha selametli ve daha tesirli olsa da, hakikatte ikisi de mühimdir.
İlk yol kaçmaktır; şeytanın vesveselerinden ve nefsin arzularından uzak durmaktır. Çünkü çoğu zaman onlarla doğrudan boğuşmaya çalışmak, her darbeye tek tek karşı koymak insanı yorar ve ekseriyetle mağlubiyetle neticelenir. Bu sebeple en hikmetli mücadele bazen savaşmak değil, insanı savaşa sürükleyecek kapıları daha baştan kapatmaktır. Zira insan, her fitneye meydan okuyacak kadar güçlü değildir.
Nefse giden yolları daraltmak, şeytanın gireceği menfezleri kapatmak; sonradan direnmeye çalışmaktan daha selametlidir. Nitekim Kur’ân-ı Kerîm, yalnızca neticeyi değil, o neticeye götüren bütün kapıları da kapatarak, insanı günaha yaklaştıran yolların dahi tehlike olduğunu bildirmiştir².”........