Gençler için “Gençlik Rehberi”

Farsça kökenli bir kelime olan “Rehber” kelimesi derin bir mânaya sahip.

Gündelik hayatta kullanımı ile ülfet peyda edilen ve derin manaları tefekkürden uzaklaşan kelimelerden biri olduğu söylenebilir. Yol manasındaki “rah” ile getiren/götüren manasındaki “ber”in birleşiminden oluşan bu kelime, doğru yolu gösteren, yol gösterici, delil veya bilgi veren kimse/şey manalarına geliyor. Çevremizde gördüğümüz, hatalara sapan, zulümlere giren, maddî-manevî dehşetli hâllere giriftar olan kimseler aslında bir rehbere sahip olmamanın ya da doğru rehberi takip etmemenin neticesinde maalesef bu hâllere düşebiliyorlar. Özellikle son zamanlarda gündemden düşmeyen gençlerimizin durumu karşısında, “Bu gençlerimizin rehberi neler veya kimler? Sorusunu sormadan edemiyoruz. Gençlerimizde bir problem varsa demek ki doğru rehber bulunamamıştır. Kendilerini hapishanelere, mezaristanlara, hastanelere düşüren rehberler ne kadar doğru olabilir? Dolayısıyla gençlerimizin beslendikleri, rehber telakki ettikleri şeyler dikkatle tetkik edilmeli. 

Bu noktada, çağımızın gerçekleriyle bakılacak olursa bir otorite tarafından gençlere: “Şu rehberler doğru, şu rehberler ise yanlıştır.” Nasihatinin veya bir üst perdede dayatmasının yetersiz kaldığını hatta yerine göre maalesef ters tepebildiğini göreceğiz. En başta gençlerin vicdanlarının da yardımıyla rehberlerini kendilerinin tetkik etmesi gerekiyor. Bediüzzaman Said Nursî Hazretlerinin bu noktada gençlere özellikle hitap etmesi, gençlerin kendi tecrübeleriyle doğruyu-yanlışı bulabileceklerini belirtmesi, onlara hakikati bulmaları noktasında güvenmesi........

© Yeni Asya