Ortada çukur var, ne yapalım? |
Bir vesile ile Şanlıurfa’ya geldik ve buradan da Mardin’i ziyaret ettik. Hem gidiş yolunda, hem de geliş yolundaki çukurları ve kırılan asfaltı görünce şaşmadık desek yanlış olur. Bilhassa Kızıltepe ile Viranşehir arasındaki yola bugün itibarıyla ‘yol’ demek mümkün değil. Yolun tahrip olmuş halini anlatmak mümkün değil. Ne kadar anlatılsa o kadar yeridir, ama anlatmaya gerek var mı? İnanması zor, ama kilometrelerce yol bozuk, asfaltlar kırılmış ve derin çukurlar oluşmuş. Bu yolda günün her saatinde yoğun bir trafik var. Bu felâket hale hiç kimsenin el atmaması yolun bozuk olmasında daha vahim bir durum.
Burada iki ihtimal akla gelir. Ya bu yoldan hiçbir etkili ve yetkili isim geçmiyor ki yolun durumunu görsün. Ya da bu yolu kullanan şoförler hallerinden memnun ve yoldaki bakımsızlığı, çukurları, kırılmış asfaltı idarecilere haber vermiyorlar. İki durumda da işlerin iyi gitmediğini kabul etmek lâzım.
Eğer bir iki gün içinde bu yol tamir edilmediyse Şanlıurfa ya da Mardin’in ileri gelen idarecilerinin ya da siyasetçilerinin bu yolu görmesini arzu ederiz. Ya da bu yol üzerindeki ilçelerin kaymakamları, ya da başka yetkililer hiç bu yolu kullanıp iller arasında seyahat etmiyorlar mı? Eğer görüyorlarsa bu yolun ‘yol olmaktan çıktığının’ farkında değiller mi? Biz ne yazarsak yazalım, o yolun halini görmeyenlere anlatmamız mümkün değil. İki gidiş, iki geliş şeklindeki bu bölünmüş yolun bu kadar bozulmasına rağmen tedbir alınmaması, tamir edilmemesi sadece bize mi garip geliyor?
Yolculuk tamamlanınca gördüğüm ilk esnafa “Abi bu yol çok çok bozulmuş. Hiçbir yetkili buna bir çare bulmuyor mu?” diye sordum. Şöyle cevap verdi: “Bu sene kar çok yağdı, bu sebeple yol bozuldu. Hava biraz düzelince tamir edilecekmiş.” Belki bu beyanı makul bulanlar olur, ama hava yağmurlu diye yolların bu halde olmasına müsaade edilir mi? Dünya âlem soğukta, karda, kışta yeni yollar yapıp asfalt sermiyor mu? Yolların yapılması için havaların düzelmesini beklemek ne ölçüde doğrudur?
Tabiî ki yollar bozulduğu ve bakımı yapılmadığı için ağır tonajlı kamyonlar bozulmuş yolları bir defa daha bozuyor.
Şanlıurfa ve Mardin’de elbette sadece yol çukurları görmedik. Yüzlerce güzellik, manevi hava, hoş sohbetlere şahit olduk. İnşallah onlardan da bahsetmek niyetimiz var. Ama sinir bozucu bu yolların yapılması için ilk olarak bundan bahsetmek istedik. Belki bir duyan olur diye...
Ortada çukur var, ne yapalım?
Silâh tüccarları kaybetsin!
Aksa’nın kapalı kalmasına da alıştık mı?
Güzel şahitliklerle hatırlanmak…
Onları rahmetle anarken...
Kork, Allah’tan korkmayandan
Milleti faizcilere yem etmeyin
Gençler mutlu değilse...
Adalet tablosu düzelmeli
Risale-i Nur sadece akla hitap etmiyor
Ortada çukur var, ne yapalım?
Baharı fırsat bilmek...
Demir Risalesi’nin Mütalâası (17) - Bir vahdaniyet delili
Hz. Musa’nın, ümmeti olmasını istediği peygamber
Tahammül kalmadı (mı) artık?
NATO, Türkiye ve çok uluslu yeni karargâh
Seyit Ahmet de bu dünyadan göçtü
Rızana muhtaç muradım
BM’de Lübnan endişesi
Sosyalist Grup: İsrail’e a’zamî baskı kurulsun
Akaryakıtta tabela yine değişti
“Sumud Filosu”na silâhlı müdahaleye iddianame
"Gemileri yapılmış en iyi silahlarla yüklüyoruz" diye tehdit etti
"Doğal gaz ve petrole bağımlılığımız sürdükçe, başkalarının savaşlarının bedelini ödeyeceğiz"
Cuma namazında “Ramazan Bayramı” sevinci
Sırbistanlı David “Mehmet” oldu
İstanbul’a dolu sürprizi
Emekliler: Yılların emeği gasp edildi
İsrail’e silâh ambargosu çağrısı
Merkez Bankası’ndan trilyonluk zarar
Trump’tan Netanyahu’ya: Sakin ol
Yeni Giriş-Çıkış Sistemi (EES) yürürlüğe girdi
Haber alma hakkı engelleniyor
Lübnan, ateşkesin bir parçası olmalı
Savaşın bedelini fakirler ödüyor
Yine faiz lobisi kazandı
ABD ve İran’ın görüşme tarihi belli oldu - Trump’dan vergi silahı
Ankara’da dev ekranlarda Risale-i Nur reklâmı