İki deli, bir kuyu

Hatırlanacağı üzere “Bir deli kör kuyuya bir taş atar, kırk akıllı onu çıkaramaz” diye bir ata-sözümüz var. Acaip olan, bu defa bir değil iki deli başrolde. ABD ve İsrail liderleri el ele verip kör kuyuya öyle büyük bir taş attılar ki değil 40 akıllı, belki de BM üyesi ülkelerin tamamı el ele verse o taşı çıkarmakta zorlanacaklar. 

Elbette saldırı bir günün işi değil. İsrail TV’lerinin itirafına göre ABD-İsrail ikilisi bir yandan “barış görüşmeleri” yaparken öte yandan da saldırıyı yapabilmek için zaman kazanmışlar. İran’a saldırı gerçekleşince, önceden barış görüşmelerine aracılık eden bazı diplomatlar şaşkınlıklarını ilân ettiler. Bir haberde şöyle denilmiş: “İsrail devlet televizyonu KAN, İran ile yürütülen son müzakerelerin, planlanan askerî operasyona hazırlık amacıyla bir ‘aldatma ve zaman kazanma’ taktiği olduğunu öne sürdü.” (AA, 1 Mart 2026) 

Van ve Gaziantep eski milletvekili Prof. Dr. Hüseyin Çelik de ABD-İsrail saldırısı sonrası şu değerlendirmeyi yapmış: “Mübarek Ramazan ayında sivillerin üzerine bomba yağdırmak, yalnızca hukuka değil insanlığın ortak vicdanına da meydan okumaktır. (...) Uluslararası toplumu suskunluktan çıkmaya, hukuku güçlünün iradesine teslim etmemeye ve bu pervasızlığa karşı açık tavır almaya çağırıyorum. Barış, silâhların gölgesinde değil; adaletin zemininde inşa edilir. Güvenlik, korku üretmekle değil; hakkaniyetle sağlanır. Zulme, kimden gelirse gelsin karşı durmak insan olmanın asgarî şartıdır. Tarih, susanları da konuşanlar kadar yazacaktır. Ve adalet er........

© Yeni Asya