Faydalı bir ikaz daha
Mesela, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü bünyesindeki Uluslararası Ticari İşlemlerde Rüşvet Çalışma Grubu, Türkiye’nin Yabancı Kamu Görevlilerine Rüşvet Verilmesinin Önlenmesi Sözleşmesi’ne uyumunu inceleyen 4. Faz takip raporunu buna bir delil.
Rapora göre Türkiye, kendisine yöneltilen 71 tavsiyenin yalnızca 10’unu tamamen uygulamış. Tavsiyelerin 12’si kısmen hayata geçirilirken 49’u uygulanmamış. Çalışma Grubu, uygulanmayan tavsiyelerin sayısından bir kez daha “hayal kırıklığı duyduğunu” bildirmiş.
Raporda Türkiye’nin yabancı rüşvet iddialarının soruşturulması ve kovuşturulması konusundaki performansı için iyi şeyler söylenmemiş. İlgili çalışma grubu, Türkiye’nin ‘kötü uygulama sicilini’ düzeltmesi amacıyla daha önce çok sayıda tavsiyede bulunulduğunu da hatırlatmış.
OECD, Türkiye’nin yabancı rüşvetle mücadele konusunda hükümetin tamamını kapsayan bir ulusal strateji oluşturmadığını; iddiaların savcılıklara hızlı biçimde aktarılmasını sağlayacak etkili bir sistemin de hâlâ kurulmadığını belirtmiş. (karar.com, 15 Temmuz 2026)
Raporun başka noktaları nazara alınmasa bile sadece bu iddia bile üzücü değil mi? Rüşvetle ilgili olarak “ulusal bir strateji” oluşturulmadıysa hemen oluşturulması, yok böyle bir strateji var ise bu iddiayı reddetmek ve “Biz bunları yaptık. Bu iddialar temelsizdir” demek icap etmez mi? Bu anlamda ciddi bir itiraz yükselmediğine göre “ödev”lerin yapılmadığı akla gelmez mi?
Aynı raporda, Türkiye’nin sözleşmeye taraf olduğu 2000 yılından bu yana Türk vatandaşları veya şirketleriyle bağlantılı 23 yabancı rüşvet........
