Ah okullar, vah okullar |
Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okullarda yaşanan elim hadiseler Türkiye’yi idare edenlere göre “münferit” hadiselerdir. Elbette öyle olmasını arzu ederiz, ancak gelişmeler çok dikkatli ve ihtiyatlı olmak icap ettiğini hatırlatıyor.
Okullarda yaşanan elim hadiseler elbette bir günün meselesi değildir. Yılların ihmali böyle feci cinayetlerin işlenmesine zemin hazırlamış olabilir. Hadiseye böyle bakmak ve uzun dönemli tedbirler almak gerekir.
Gerçi Türkiye’yi idare edenler yaptıkları konuşmalarda eğitim sisteminde arzu ettikleri seviyelere gelemediklerini itiraf ve ifade etmişlerdir. Ancak bu itiraflardan sonra “doğru yönde” adımların atıldığına şahit olunmadı. Madem eğitimde hedeflere ulaşılamadı, o halde sormak icap etmez mi: Kalpleri ıslah eden bir eğitim için atılması gereken adımlar niçin atılmadı? Sadece “Bu hususta hedeflere ulaşamadık” demek yeterli olur mu?
Yaşanan bu elim hadiseler üzerine elbette çok konuşulacaktır. İyi niyetle yapılacak konuşmalar “eğitim krizi”ni aşma noktasında faydalı olabilir. Keşke izin uzmanları gerekleri cesaretle ifade etse ve idareciler de bu teklifleri dikkate alsa...
Yaşanan facianın sebeplerini çok gerilerde aramakta fayda var. Bazıları için ilgisiz görülebilir, ancak bu şok edici hadiselerin yaşanmasında adaletin tam olarak tecelli etmemesinin de bir payı vardır. Doğru işleyen bir adalet sistemi, suç işleme meyline gem vurmaz mıydı? Cezasızlık hâli ya da “yapanın yanında kâr kalır” kanaati; kötülere teşvik anlamına gelmez mi?
İşlerin bu noktaya gelmesinde yüzlerce sebep vardır, ama kanaatimizce en önemlisi “müstehcen yayın”lardır. Sanal âlemden TV’lere, gazetelerden dergilere her yeri kaplayan müstehcen yayınlar çocukları ve gençleri hükmen öldürüyor. Her ne kadar bu konuyla ilgili olmasa da TBMM’de yapılan bir konuşmada “İktidar gerçekten çocukların sosyal medyadaki kötü, müstehcen yayınlardan, oyunlardan uzak durmasını istiyorsa çok kolay bir tedbir var. (...) Sabah kuşağı programları yasaklansın rahatça çözülür (bu mesele) ama bunlar gündemde yok” demiş.
Çok acil bu meselelerin çözümü için ehil olanlar bir masa etrafında toplanmalı ve çere bulunmalı. Aksi halde her geçen gün aleyhimizde işler ve Allah muhafaza daha feci manzaralarla karşılaşabiliriz.
Ah okullar, vah okullar
Sudan’a kim el uzatır?
İdareciler hatasız mı?
Ortada çukur var, ne yapalım?
Silâh tüccarları kaybetsin!
Aksa’nın kapalı kalmasına da alıştık mı?
Güzel şahitliklerle hatırlanmak…
Onları rahmetle anarken...
Ah okullar, vah okullar
Ehl-i Beyt ile ilişkilerimiz (2)
Macaristan seçimlerinin “demokrasi mesajı”
Süleymaniye Camii’nde namaz
Liyakat mi, kayırmacılık mı?
Bu gençler bizim, başka canlar yanmasın!
Okulda zorbalığın sebepleri ve çözüm arayışları (1)
Veliler de öğrenciler de tedirgin
Şiddet, “Beni gör” çığlığıdır
54 okulu hedef gösteren 67 kullanıcı gözaltına alındı
Okul saldırısında vefat edenler dualarla ebediyete uğurlandı
Eğit-Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın: Eğitimciler şiddet karşısında korumasız bırakılmamalı
Trump büyük yalan attı, Papa’yı yine eleştirdi
ABD basını yazdı: Hürmüz geçilemez
Çocukları sabah programlarından koruyun
Eğitimciler Birliği Sendikası: Bu gidişe kim “dur” diyecek?
Okullar şiddet yuvası olmasın
AİHM’e başvuruda Türkiye ilk sırada
Lübnan’dan acil yardım çağrısı
Trump: Müzakerelere dönebiliriz
Bir ziyaretin çarpıcı belgesi
Ara dönemden, ara seçimle çıkarız
Meloni’den Trump’a Papa tepkisi: Dine siyasî baskı kabul edilemez
Kahramanmaraş'taki okul saldırısında ölü sayısı 9'a yükseldi, 6'sı ağır 13 kişi yaralı
Şiddet, “Beni gör” çığlığıdır
Veliler de öğrenciler de tedirgin