menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

“Din dersi”nden kaçmak mı?

19 0
thursday

Prof. Dr. Erbaş’ın bir TV programında söyledikleri özetle şöyleydi: 

“(Diyanet İşleri Başkanlığı’nın) İl temsilcilerinin verdiği raporlar var. Meselâ bundan 10 ya da 12-13 sene önce başladı bu seçmeli dersler. Kur’ân-ı Kerim seçmeli ders olarak konuldu. ‘Peygamber Efendimizin Hayatı’ seçmeli ders olarak konuldu. Diyelim ki ilk konulduğu sıralarda 0’lar, %’ler kadar bir okulun öğrencisi seçiyorken, şu anda (derslerin seçilme nispetinin) yüzde 5’lere düştüğünü görüyoruz. (Biz Diyanet İşleri Başkanlığı olarak) Seçmeli dersler dönem başlamadan bir ay öncesinden itibaren seçilmeye başlanır. Biz o dönemde Türkiye’nin 90 bin camisinde ‘Muhterem kardeşlerim, seçmeli derslerin seçilme süreci başlamıştır. Lütfen çocuklarınıza Kur’ân-ı Kerîm derslerini, Peygamber Efendimizin Hayatı derslerini seçtirin. Seçilmesine destek olun, yönlendirin’ diye hutbe hazırlattık. Türkiye genelinde yaklaşık 4 bine yakın vaizimizle, Cuma günleri bütün cemaatimizi uyarırız.” (t24.com.tr, 25 Nisan 2026)

Esasında bu sadece “acı itiraf” değil, “çok acı bir itiraf”tır. Gerçekten büyük ekseriyetin Müslüman olduğun beyan eden ülkede velilerin ya da çocukların mensup oldukları dini öğrenmek için verilen dersi seçmemeleri ne ile ve nasıl izah edilebilir? Cuma günleri hutbelerde bu yönde çağrılar yapıldığına biz de şahidiz. Aynı zamanda velilerin ve öğrencilerin bu dersleri seçme noktasında isteksiz davrandıkları da bir gerçek. O halde başta Diyanet camiası olmak üzere bütün STK’lar ve eğitimciler bu mesele üzerinde enine boyuna düşünmek mecburiyetindedirler.

Ne hikmetse dinî meseleler “devlet eliyle”........

© Yeni Asya