Ankara’dan bir Trump geçti…
Trump’ın gelişinin gölgesinde kalan NATO zirvesi, sonuç bildirgesindeki “Rusya’nın Avrupa-Atlantik güvenliği ve istikrarına uzun vadeli tehdidi”ni tekrarlama, “kolektif savunma ve transatlantik bağa olan sarsılmaz bağların teyidi” temennileriyle geçti.
Zirve, Trump’ın şımarıkça her türlü desteği verdiği Gazze’de 100 bin, Lübnan’da 4 bin çocuğu, sivili katleden soykırımcı Netanyahu’yu “İyi bir savaş Başbakanı” olarak lansesine sessiz kalındığı zirve, soykırıma açıkça çıktığı için “İspanya umutsuz vaka, korkunç bir NATO üyesi”, yine ABD-İsrail’in İran savaşına destek vermemesine karşı “NATO’dan memnun değilim bize yardım etmediler, ticareti derhal kesiyorum” sözlü saldırılarına sessiz kalınmasına sahne oldu.
Bir defa daha “Erdoğan’ı çok seviyorum. O benim için kırmızı halıları serdi. Ben olmasam belki karşı tarafta İran Savaşı’na dahil olurdu. Netanyahu’yu da çok seviyorum. Ben varım diye Erdoğan’ın tarafsız kaldığını Netanyahu’ya söyledim, Netanyahu’nun Erdoğan ile ilgili söylediklerini sevmiyorum” tuhaf ifadelerini sarfettiği “Trump şov”a döndü.
Yine Trump’ın sırf İsaril’in Gazze’de 100 bin, Lübnan’da 4 bin çocuğu ve sivili katli soykırımına karşı çıktığından “İspanya umutsuz bir vaka. NATO’da kötü bir ortak. Onlarla hiçbir şey yapmak istemiyorum!” restlerinin, “Grönland Danimarka’ya değil, bize lazım, Danimarka bir günden kısa sürede Nazi ordularına teslim olmuştu. Orayı biz geri aldık ve Danimarka’ya verdik!” çıkışlarının arenası haline getirildi.
Özetle NATO zirvesi, 50 milyar dolardan fazla yeni alım duyurusu yeniden teyit etmek üzere 2026 yılı için Ukrayna’ya 70 milyar avro askerî teçhizat, yardım ve eğitim sözü benzeri taahhüdlerin yenilenmesiyle Amerikan silah şirketlerinden yeni alımlar beklentisiyle kapandı.
Ve Ankara’ya ayak basar basmaz sık sık Erdoğan’a övgülerini zirvede tekrarlaması, Avrupalı liderlere “siz de dostum Erdoğan gibi olun” yorumlarına yol açtı.
Ancak en çarpığı, tam da Cumhurbaşkanı’nın zirveyi açış konuşmasında “İran krizinde sabotaj teşebbüslerine rağmen Trump’ın kararlı tutumunu takdir ile karşılıyorum” sözlerinin hemen ardından İran ile mutabakata değinen........
