“İç cephe” mugalâtası... |
Bir yandan muhalefete her türlü tahkiri savurmakla halkı kamplaştırıp kutuplaştırarak “düşmanlaştıran” kışkırtma fitnesi ateşlenirken, diğer yandan “iç cephe tahkimi”nden dem vurulması garabeti sergilendi. “İç cephe” istismarıyla gündemi saptırma peşine düşüldü.
İktidar mahfillerince “iç cephe tahkimi”ni istimalle “her zamankinden daha fazla millî birlik ve beraberliğe ihtiyaç var” nakaratı tekrarlandı. Muhalefetten ülkeyi maddî ve manevî felâkete götüren vahamete itiraz etmemesi, ses - seda çıkarmaması istendi.
DEMOKRASİYLE, HUKUKLA OLUR…
Görünen o ki “iç cephe” söylemiyle iktidara iliştirilmiş “yandaş yorumcular”ın açık ikrarlarıyla partili Cumhurbaşkanı’nın dördüncü kez tekrar aday olması, ömür boyu iktidarda kalması ve bir iktidar değişikliğinde iktidardakilerin yargı önünde hesap vermekten kurtulmaları katakullisine tevessül ediliyor.
Bu “strateji” ile Saray iktidarının Anayasa değişikliği peşinde olduğu, bu “strateji”yle muhalefet milletvekillerinin transflerlerinin devam edeceği ve “süreç”te DEM’in devşirileceği ihbarlarıyla siyasî tahriklerin üzerine benzin dökülüyor.
Yine bu maksatla kapalı kapılar arkasındaki pazarlıklarla muhalefet partilerinden soruşturmalarla başlarından yargı sopası sallandırılan, zorda kalan........