menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İlk ders, son ders

17 0
11.07.2026

Bu sebepten dolayı son kez ders programına baktım. 1985’te İzmir’de Vedide Baha Pars’ta başladığım öğretmenliğimdeki ilk dersimi, İstanbul’da SaintBenoit’te son ders olarak bitirdim.

‘Her gelecek yakındır’ hadisi şerifinin belirttiği gibi zamanı anlamadan yıllar geçti. Bir yıl önce bir yazımda ‘emekliliğin ayak sesleri’ demiştim. Şimdi ise gerçeğiyle karşılaştım. Gerçekten nimetler elden çıkınca kıymeti anlaşılıyor. Yıllar önce öğretmenler gününde emekli olmuş bir öğretmen arkadaşın, "Okulların önünden geçerken camdan bir sesin ‘Hocam gel bir saat ders anlat’ demesini bekliyorum" deyişi aklıma geliyor. Eskiden ‘Tebeşir tozu yuttun mu artık kurtulamazsın’ denirdi. Evet günümüzde öğretmenler tebeşir kullanmazsa da zil ve öğrenci sesleri aynı etkiyi göstermektedir.

 Emekli olmadan önce ne kadar büyük bir nimetin içinde olduğumu şimdi daha iyi anlıyorum. Çünkü sınıf senin, öğrenciler sana birer emanet aslında. Bazen bir iki öğrencinin haylazlığından dolayı "Ah bir bitse" dediğim sınıflarımı ve okulumu daha bir hafta dolmadan özlemişken, arzuladığım o zilsiz hayat nasıl bitecek?

Evet Üstad'ın dediği gibi öğretmenlik mesleği başka bir mesleğe benzemiyor. Üstad öğretmenlik mesleği........

© Yeni Asya