Haydi Zübeyir olalım

Nurları tanımadan önceki hayali, çok zengin olmak ve en güzel biriyle evlenmek olan Zübeyir ki kendisinde bu potansiyel zaten vardı. Postane memuru iken bile ticaret yapan dört şirkete ortaklığı bulunuyordu. 1

Çok kitap okuduğunu ve okumak için başka kitaplar aradığını duyan Zübeyir’i Hafız Ahmet Efendi, Sabri Halıcı ile tanıştırır ve her şey orada başlar. Sabri Ağabeyin dükkânının üst katına mesken edinir ve hiç dışarıya çıkmadan haftalarca külliyatı defalarca hatim eder.

Burada okuma alışkanlığının Nurları tanımadaki birinci faktör olduğunun altına çizelim. Çünkü çok okumak insandaki muhakeme damarlarını açar, olaylar karşısında mukayese imkanını kolaylaştırır. Daha sonraki yıllarda kendisine “Cennette nasıl bir yer istersin?” diye sorulduğunda, şöyle cevap verir: “Risaleleri okuduğum Halıcı Sabri Ağabeyin dükkânının üst katı gibi bir yer bana yeter.”

Daha sonra Üstad ile tanışır ve ona hizmetkâr olmak istediğini söyleyince, Üstad “Benden dünya ve ahiret adına bir şey istemez ise kabul ediyorum” der ve hizmete başlar. “Büyük davalar âlim insanlar istemez, sadık ve fedakar hizmetkarlar ister” düsturu doğrultusunda, hem Üstadına hem de Risale-i Nur'a ömrünün son nefesine kadar istikametle hizmet eder. 

Üstad birgün; “Kardaşlarım aklım karışsa, Risalelerin şurasında yanlışlık var desem........

© Yeni Asya