Üstad ile hayalî bir hasbihâl (1)
Âhirzamanın dehşetli zaman diliminde ruhlarımız bunalıyor. Bu manada yaralarımıza şifa verecek hakikatlerin arayışı içindeyiz. Bu zamanın insanı çok sabırsız olduğundan fazla beklemek istemiyor. Hap bilgi dedikleri en kestirme yolu tercih ediyor. Bize bu konuda yardımcı olmanızı rica ediyoruz. Kurtuluş nerede Aziz Üstadım? Ne yapmamız gerekiyor? Nereden başlayalım? Hangi metodu takip edelim?
BSN: “Elbette nev-i beşer bütün bütün aklını kaybetmezse, maddî veya manevî bir kıyamet başlarına kopmazsa, İsveç, Norveç, Finlandiya ve İngiltere’nin Kur’ân’ı kabul etmeye çalışan meşhur hatibleri ve Amerika’nın Din-i Hakkı arayan ehemmiyetli cemiyeti gibi, rûy-i zeminin geniş kıt’aları ve büyük hükûmetleri, Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyan’ı arayacaklar ve hakikatlerini anladıktan sonra bütün ruh u canlarıyla sarılacaklar. Çünkü bu hakikat noktasında, kat’iyen Kur’ân’ın misli yoktur ve olamaz ve hiçbir şey bu mu’cize-i ekberin yerini tutamaz.”1
CÇ: Doğru söze ne denir! Şifa Kur’ân’da. Çoğumuz arapça bilmiyor. Ehl-i ilim de değiliyiz. Kur’ân’ı hakkıyla anlamak ve yaşamak için hangi kitapları okumalıyız? Risale-i Nur bu ihtiyacı karşılayabilir mi?
BSN: “Kat’î ve çok tecrübelerle anlaşılmış ki, imanı kurtarmak ve kuvvetlendirmek ve tahkikî yapmanın en kısa ve en kolay yolu Risaletü’n-Nur’dadır. Evet, on beş sene yerine on beş haftada Risaletü’n-Nur o yolu kestirir, iman-ı hakikîye isal eder.”2
CÇ: Toplumdaki ıslahı en zor insanların hapishanedeki kişiler olduğu herkesçe malûmdur. En zor insanlarda bile binlerce insanın tevbe edip helal dairesinde yaşama vakıası Risale-i Nur’un ne kadar tesirli........
