İnsandaki denge ve Adl ismi |
Allah’ın Adl ve Hakem ismi kâinatta, onun küçük numunesi olan insanda ve her şeyde tecelli etmektedir; kafamızı nereye çevirsek onun izlerini görebiliriz. Biz de bu yazımızda bakışımızı insan bedenine ve yaratılışındaki mükemmel muvâzeneye çevirecek, onu tefekkür edeceğiz.
“Şu kâinat öyle bir saraydır ki, o sarayda mütemadiyen tahrip ve tamir içinde çalkanan bir şehir var.”2
Üstadın dikkatimizi çektiği “mütemadiyen tahrip ve tamir içinde çalkan- ma”nın hârika misallerine kâinatın misal-i musağğarı olan insan bedeninde de aynen şahit olmaktayız.
Vücudumuzda her saniye trilyonlarca tepkime (malzemeden ürün oluşturma) gerçekleşiyor ki buna “metabolizma” deniyor. “Sindirim, solunum, boşaltım ve diğer tüm faaliyetlerimiz bu tepkimelerin dengeli işleyişi ile oluyor.” Bu tepkimelerin çoğu negatif feedback mekanizması ile, kalanlar da bir takım farklı mekanizmalarla kontrol altında tutuluyor. Yani sağlıklı bir insanın bedeninde “başıboş” bir tepkime bulunmuyor.
Negatif feedback mekanizması ise şöyle işlemekte: Ürün birikince tepkimeyi yavaşlat!.
Böylece denge korunuyor. Vücuttaki bu genel denge hâline tıpta “homeostazi” deniyor.
“Halbuki, o sarayda, o şehirde, o memlekette, o âlemde o derece hayret-engiz bir muvâzene, bir mizan, bir tevzin hükmediyor; bilbedâhe ispat eder ki, bu hadsiz mevcudatta olan hadsiz tahavvülât ve vâridat ve masârif, her bir anda umum kâinatı görür, nazar-ı teftişinden geçirir bir tek Zâtın mizanıyla ölçülür, tartılır.”3 O Zat ise Adl ve Hakîm’dir ve bizi dengeli bir fıtratta yaratmıştır. Bu ilahî terazinin ne kadar hassas olduğunu anlamak için Risale-i Nur’da verilen şu temsil çok manidardır:
“Meselâ, gayet büyük ve gayet hassas bir mizan bulunsa; her biri bir dağ ağırlığında olan iki........