Ehl-i hakikat ve Hû lafzı…
Kâinattaki her zerre söylediğimiz ‘Hû’ ile beraber ‘Hû’ diyor. Hava zerrelerinde ‘Hû’ zikr-i halkası teşekkül ediyor. Kâinatı ‘Hû’ sikke-i tevhidi kuşatıyor. Onun için “Lâ ilâhe illallâh” kelime-i kudsiyesini çok tekrar etmek lâzım. Hüve Nüktesi bu bakımdan dikkatle okunmalı ve mütalâa edilmelidir. Çünkü serapa ilim ve tefekkür hazinesidir.
Ey insan! Bil ki, sen mevcûdâtın sultanı ve halifesisin. Kâinat benim için halk edilmiş diyebilirsin. Çünkü sen kâinatta yaratılan mevcûdâtın serzâkiri olabilirsin. Bütün mevcûdât halka-i zikir vaziyetini almış, o halka-i zikrin serzâkiri bil ki sen kendini tahayyül edebilirsin. Onun için sen çok kıymetlisin. Çünkü kâinatın eşref-i mahlûkusun. Ağzından ‘Hû’ lafzı çıktığı vakit kâinattaki bütün zerreler seninle beraber ‘Hû’ diyor, bunu bilmelisin. Böylece bütün zerreler o halka-i zikir vaziyetinde seninle beraber zikir çekiyor. Yani âlem-i şehadetteki bütün zerreler senin zikrinle zikirlenir, senin tefekkürünle sıbgalanır, senin ‘Hû’ lafzınla tegaddi eder. O andaki ‘Hû’ zikrinle senin anın nurlanır belki........
