menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Doğalgaz ve petrolün ABD’den alınması

4 0
monday

Türkiye’nin enerji ihtiyacı, ekonominin en önemli ve aynı zamanda en hassas başlıklarından biri olmaya devam ediyor. Sanayinin üretim yapabilmesi, evlerin ısınabilmesi, elektrik santrallerinin çalışması ve ulaşımın sürdürülebilmesi büyük ölçüde petrol ve doğalgaz arzının kesintisiz olmasına bağlı. Ancak Türkiye’nin enerji kaynakları bakımından dışa bağımlı yapısı, enerji tedarikinde kaynak çeşitliliğini her geçen gün daha önemli hale getiriyor. Son dönemde ABD’den doğalgaz ve petrol alınmasına yönelik gelişmeler de bu açıdan değerlendirilmelidir.

Türkiye, doğalgaz ihtiyacının önemli bölümünü ithalat yoluyla karşılayan bir ülke. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerine göre Türkiye, doğalgazda farklı ülkelerden boru hattı gazı ve LNG tedarik ederek kaynaklarını çeşitlendirmeye çalışıyor. Bakanlık, Mart 2026 itibarıyla Türkiye’nin yaklaşık 12 farklı ülkeden LNG, dört farklı ülkeden ise boru hatları aracılığıyla doğalgaz tedarik ettiğini açıklamıştı. Bu tablo, enerji politikasının artık tek bir ülkeye veya tek bir hatta bağlı kalmak yerine çok kaynaklı bir sisteme yöneldiğini gösteriyor.

ABD bu yeni enerji denkleminde giderek daha önemli bir oyuncu haline geliyor. Özellikle kaya gazı devrimi sonrasında dünyanın en büyük LNG üreticilerinden ve ihracatçılarından biri haline gelen ABD, Avrupa ve Asya pazarlarının ardından Türkiye için de önemli bir alternatif kaynak durumunda. BOTAŞ ile Mercuria arasında imzalanan ve 2026-2045 dönemini kapsayan uzun vadeli anlaşma, Türkiye’nin ABD kaynaklı LNG tedarikinde yeni bir dönemin başladığını ortaya koyuyor. Anlaşma kapsamında yılda yaklaşık 4 milyar metreküp, toplamda yaklaşık 70 milyar metreküp doğal gaz eşdeğeri LNG tedariki öngörülüyor.

Bu anlaşmanın en önemli yönü, sadece gaz miktarı değildir. Asıl önemli olan, Türkiye’nin pazarlık........

© Yeni Ankara