Finalde, ona hangi madalyayı takacaklar?

Sarı Kovboy Donald, İran’ı bir kez daha “yerle bir etmekle” tehdit ettikten bir gün sonra “ateşkesi süresiz uzattığını” açıkladı.

İran’ın ateşkesin uzatılması için herhangi bir talebi de yoktu.

Çarkçı Trump’ın ciddi bir manisi veya mücbir nedeni olmalı!

Amerikan Donanması’ndan “Hürmüz Boğazı’na mayın döşeyen İran teknesini vurup imha etmesini” istedi…

Yarım saat sonra da “Mühürlenmiş Boğaz’ın üzerinde tam bir kontrolümüz var” dedi.

Financial Times’a göre…

-İran, ABD ablukasını -fena halde- deldi.

Tam otuz dört tanker ablukayı aşarak körfeze girdi!

DJ Trump, Başkan Yardımcısı JD Vance’in Pakistan’a gitmek üzere yola çıktığını söylemişti.

Bu lafı da boş çıktı; müzakereler başlamadı.

Sarı Kovboy, hafta başında dört farklı yayına verdiği röportajlarda “İran ile anlaşma yaptığını ve rejimin nükleer programını sınırsız bir şekilde askıya almayı, zenginleştirilmiş uranyumu da teslim etmeyi kabul ettiğini” ima etti.

Oval Ofis’teki Hayal Taciri’nin bu atraksiyonları da çöpe gitti!

“Süper Güç” denilen ABD’nin başkanlık koltuğundaki şahsın “hal-i pür melali” işte budur.

Not: Hal-i pür melal, Farsça kökenli bir tamlamadır.

The Wall Street Journal’da (18 Nisan 2026) çıkan bir yazıda “Donald Trump’ın kamuoyuna karşı sergilediği cesur tavırlara karşın, arka planda kendi korkularıyla boğuştuğundan” söz ediliyor.

“Başkan’ın dürtüsel tarzı, uzun süreli askeri çatışma sırasında hiç sınanmamıştı” denilerek, Harg adasını ele geçirmek üzere asker göndermeye yanaşmadığına dikkat çekiliyor.

Asker kayıplarının yüksek olacağından korkuyormuş, Trump!

Sarı Kovboy’un, WSJ’daki yazıda bahsedilen “cesur tavırlarının” ise cesuru oynamaktan ibaret olduğunu söylemeye gerek var mı?

Donald Trump, Beyaz Saray’da bağışçılar ve üst düzey personelle bir araya geldiği resepsiyonda…

“Cesaret, kahramanlık vesaire” hikayesi anlatmış…

Ve Birleşik Amerika’nın “en yüksek askeri nişanı” olan Şeref Madalyası’nı, kendisine vermeyi düşündüğünü söylemiş!

“İran’a karşı savaşta, bakınız nasıl da madara oldum?” adlı bir madalyadan mı bahsediyor, acaba?

Şu Amerikalılar, Fatih Erkoç’un “Oynatmaya az kaldı, doktorum nerde?” şarkısından -halen daha- bihaber vaziyetteler…

Haliyle, Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt hemen araya girip bunun sadece bir şaka olduğunu söylemiş!

Bu akla ziyan sahneler mi; Wall Street Journal’daki Josh Dawsey ile Annie Linskey imzalı yazıda yer alıyor.

Pentagon’dan yapılan açıklamaya göre, ABD’nin Deniz Kuvvetleri Bakanı John Phelan, görevinden ayrıldı!

Phelan, İran’la savaş sürecinde Trump yönetiminden kopan son yüksek rütbeli asker oldu.

Ayrılışının, ABD’nin Hürmüz Boğazı’nda yaşadığı krizin devam ettiği bir süreçte gerçekleşmesi dikkat çekti.

Savunma/Savaş Bakanı Pete Hegseth’in, Amerikan Genelkurmay Başkanı Randy George’un istifasını istemesinden (ve onun gidişinden) sadece birkaç hafta sonra yaşandığını da hatırlatalım.

ABD Ordusu’nun üst düzey komuta kademesindeki kırılmanın yeni bir örneğini teşkil eden bu istifayı…

Phelan’ın, DJ Trump ile ters düşmesine, sürtüşmesine bağlayanlar az değil.

Sarı Fil’in Birleşik Züccaciye Dükkanındaki kritik yıkımı sürüyor!

Gerilim filminin sonunda…

Elephant Donald’a “ABD’yi İçeride ve Dışarıda Yıkıma Götüren Başkan” antetli madalyayı takacaklar!


© Yeni Ankara