“Hain Kemal!” |
“Onların telefonları acı acı çalacak. Açtıkları telefonun ucunda bir ses duyacaklar: Ben Kemal, geliyorum!”
Kılıçdaroğlu, 14 Mayıs 2023’teki Cumhurbaşkanlığı seçiminden iki buçuk ay evvel CHP Grubu’nda yaptığı konuşmada, aynen böyle demişti.
Evet, bu sözleri iktidara yönelikti…
Ne var ki, kehaneti gerçekleşmedi; seçimi kaybetti.
KİME NİYET, KİME KISMET
O kehanet, o gün o salonda onu heyecanla alkışlayan Özgür Özel’in üç sene sonra “alaşağı edildiği” sahneyle gerçekleşti!
Bir başka söyleyişle: Kehanet Piyangosu, Kılıçdaroğlu’nu 4 Kasım 2023 kurultayında deviren Özel’e “fena halde” isabet etti.
İstinaf Mahkemesi’nin işbu kurultay hakkında “Mutlak Butlan” kararı vermesiyle, Ben Kemal, “CHP Genel Başkanı” sıfatını üç yıl aradan sonra yeniden kazandı.
Kemal Bey’in mahkeme kararından bir gün önce “CHP, haramın ve kirlenmişliğin sığınağı olamaz” dediği video mesajı, “Mutlak Butlan”ın habercisi gibiydi.
Mahkemenin kararıyla şoke olan CHP’liler, genel merkezin önünde toplanarak Kılıçdaroğlu’na büyük tepki gösterdiler.
“Hain Kemal” sloganları dinmek bilmedi!
Üç sene önce, baş tacı yaptıkları Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Yeni Cumhurbaşkanı” olacağından emin bir şekilde sandığa giden partililer…
Aradan tam üç sene geçtikten sonra; on üç yıl süreyle genel başkanları olan Ben Kemal’i “CHP’ye ihanet” ile suçladılar!
4 Kasım 2023’teki CHP kurultayının “şaibeli” oluşu, dahası bu durumu mahkemenin “tescil etmesi” umurlarında değil…
Keza, söz konusu davayı açanların CHP’li olduğu gerçeğiyle de ilgilenmiyorlar.
Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Mutlak Butlan” kararını kabul etmesiyle “İktidarın yörüngesine girdiğini; böylelikle, onun muhtemel CHP iktidarını engelleyecek bir role büründüğünü” düşündükleri için ona adeta ateş püskürüyorlar.
“İhtiyati Tedbir” kararıyla “CHP Genel Başkanı” sıfatını yitiren Özgür Özel, haliyle fevkalade öfkeli ve destekçilerine bütüncül bir direniş vadediyor.
Mahkeme kararını “Siyasi Darbe” olarak nitelendiriyor!
Özgür Özel ile onun yönetiminde görev yapanlar ve CHP’deki bilumum destekçileri için “Houston, pardon Söğütözü, ciddi bir sorununuz var!” dememiz gerekiyor.
7 Mayıs 2010’da Deniz Baykal’a yönelik kaset operasyonunu “siyasete darbe” olarak yorumlamak şöyle dursun…
On altı senedir bu derin........